YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/2030
KARAR NO : 2017/24792
KARAR TARİHİ : 27.11.2017
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat
Nitelikli dolandırıcılık suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm katılan vekili tarafından, vekalet ücreti yönünden de sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın … Ticaret A.Ş.’nin yönetim kurulu başkanı olduğu, tanık …’ın da bu şirkette yönetim kurulu başkan yardımcısı olduğu, sanık ile tanık …’ın şirket unvanı altında atacakları müşterek imzaları ile şirketi en geniş şekilde temsil ve ilzama yetkili oldukları, katılan şirket ile sanığın yetkilisi olduğu şirket arasında mal alış verişine dayalı ticari ilişki olduğu, sanığın şirket adına 22/10/2008 keşide tarihli 2.420 TL bedelli çeki alınan mallara karşılık keşide ederek katılan şirkete verdiği, katılan şirket tarafından suça konu çekin bankaya ibrazında karşılığının olmadığının belirtildiği, şirket kuruluş sözleşmesinde yönetim kurulu başkanı ve yönetim kurulu başkan yardımcısının müşterek imzaları ile şirketi temsil edeceklerinin belirtilmesine rağmen, sanığın tek başına imza atmak sureti ile suça konu çeki katılan şirkete vererek haksız menfaat sağladığı ve bu şekilde nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediği iddia olunan somut olayda; sanık savunması, katılan beyanı, tanık anlatımı ve tüm dosya kapsamından, sanığın üzerine atılı nitelikli dolandırıcılık suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı gerekçesine dayanan mahkemenin beraat hükmünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin ve sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak ;
Beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık yararına, hazine aleyhine, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 13/5.maddesi gereğince, maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8.maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak, yeniden yargılanmayı gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden; hüküm fıkrasına “beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık yararına, hazine aleyhine, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/5.maddesi gereğince, 2640 TL Maktu vekalet ücreti tayin edilmesine,” şeklindeki bendin eklenmesi suretiyle, sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 27/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.