YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/2040
KARAR NO : 2018/849
KARAR TARİHİ : 13.02.2018
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık ,resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : TCK’nun 158/1-h, 62, 52, 51 maddeleri uyarınca mahkumiyet
TCK’nun 204/1, 62, 51 maddeleri uyarınca mahkumiyet
Nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından sanığın mahkumiyetine ilişkin hükümler, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın yetkilisi olduğu şirket adına halk bankası ile yaptığı kredi sözleşmesi kapsamında çektiği kredi için teminat olarak bir miktar çek ve senet verdiği, bunların içinden olaya konu senedin sahte olduğunun anlaşıldığı ve sanığın atılı suçları işlediği iddia edilen olayda;
Sanığın savunmaları, katılan beyanı, icra mahkemesi dosyası, bilirkişi raporu, senet yaprağı, oluş ve tüm dosya kapsamına göre sanığın atılı suçu işlediği sabit olduğundan atılı suçlardan verilen mahkumiyet hükümlerinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
1) Resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükme ilişkin temyiz talebinin incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanığın atılı suçu işlemediğine dair sanık müdafiinin temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
2) Nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan hükme ilişkin temyiz talebinin incelenmesinde;
Sanığın eyleminin aynı zamanda TCK’nın 158/1-j maddesinde düzenlenen nitelikli dolandırıcılık suçunu da oluşturması nedeniyle sanık hakkında eksik ceza tayini ve uygulamada hapis cezasının yanında hükmedilen adli para cezasının da ertelenmesine karar verilmesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19.06.2007 tarih ve 2007/10-108 E.,2007/152 K. sayılı ilamında da belirtildiği gibi yasa koyucunun ayrıca adli para cezası öngördüğü suçlarda, hapis cezasının alt sınırdan tayini halinde mutlak surette adli para cezasının da alt sınırdan tayini gerektiği yönünde bir zorunluluk bulunmamakta ise de, yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin adli para cezasının alt sınırın üzerinde 300 gün olarak tayin edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan sanıklar hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan adli para cezasına mahkumiyete ilişkin hüküm fıkrasından adli para cezasına ilişkin sırasıyla “300 GÜN”, “250 GÜN” ve “7500 TL” terimlerinin çıkartılarak yerine, sırasıyla “5 GÜN”, “4 GÜN” ve “120 TL” ibarelerinin eklenmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 13/02/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.