YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/2100
KARAR NO : 2017/25138
KARAR TARİHİ : 29.11.2017
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : 1- Resmi belgede sahtecilik suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılması
2- Nitelikli dolandırıcılık suçundan; TCK’nın 158/1-f-son, 62, 52/2-4 ve 53/1-2-3. maddeleri gereğince mahkumiyet
Sanıkların nitelikli dolandırıcılık suçundan mahkumiyetlerine ilişkin hükümler ile resmi belgede sahtecilik suçundan haklarında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararlar, sanıklar müdafiileri tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
a- Resmi belgede sahtecilik suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların incelenmesinde;
5271 sayılı CMK’nın 231. maddesine göre verilen ve davayı sonuçlandırıcı nitelikte olmayan “hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına” ilişkin kararlara karşı aynı kanunun 231/12. maddesine göre itiraz yolu açık olup temyiz olanağı bulunmadığından, 5271 sayılı CMK’nın 264. maddesi uyarınca kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunda merciin belirlenmesinde yanılma, başvuranın haklarını ortadan kaldırmayacağından, temyiz dilekçelerinin itiraz dilekçesi olarak kabulü ile görevli ve yetkili ilk derece mahkemesince itiraz konusunda inceleme yapılması için, dosyanın incelenmeksizin mahalline iade edilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
b- Nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerinin incelenmesinde;
Sanıkların, mağdur … ‘un aracından çalınan çek yaprağını bir şekilde ele geçirdikten sonra, çekte lehtar olarak görünen …. Tic. Ltd. Şti’nin sahibi ve yetkilisi …’ın babası olan sanık …’ın çeki tanzim ettikten sonra belirlenemeyen bir kişiye keşideci imzasını attırdığı, daha sonra aynı firmada çalışan diğer sanık …’ın çeki lehtar şirket adına ve birinci ciranta sıfatıyla ciro ederek katılan …. Tic. Ltd Şti’den alınan su bedeli karşılığında verdiği, suça konu çekin katılan firma tarafından bankaya ibraz edildiğinde karşılığının bulunmadığı, sanıkların bu şekilde atılı suçu işledikleri iddia edilen olayda;
1- Sanık … hakkında kurulan mahkumiyet hükmünün incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanık … müdafiinin, eksik inceleme ve araştırma sonucu karar verildiğine, suçu işleyenin diğer sanık … olduğuna ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
2- Sanık … hakkında kurulan mahkumiyet hükmünün incelenmesinde;
Sanık …n’ın savunmasında, çekte lehtar ve 1. ciranta olarak görünen şirketin …’teki su dağıtım bayiinde işçi olarak çalıştığını, şirketin resmiyette diğer sanık …’ın oğlu…’a ait olduğunu, şirketten çekleri tahsil etmesi için kendisine gönderdiklerinde kendisinin de çekin arkasını ciro ettiğini, çekin sahte olduğunu bilmediğini ve bu olayda herhangi bir menfaati olmadığını beyan etmesi, sanık …’ın ise, … isimli su firmasının bayiliğini …’ın, oğlunun firması olan …. Tic. Ltd. Şti’ye devrettiğini, ancak kendisinin müşterilerle muhattap olmaya devam ettiğini, suça konu çeki yazısı güzel olduğu için kendisinin doldurup …’a gönderdiğini ifade etmesi karşısında, gerçeğin hiç bir kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti bakımından, suça konu çekin ticari alışveriş karşılığında verildiği katılan … Tic. Ltd. Şti. ile çekte lehtar ve 1. ciranta olarak görünen …. Tic. Ltd. Şti yetkili temsilcilerinin ifadelerine başvurularak sanık …’ın …. Tic. Ltd. Şti ve …su bayiindeki görevinin ne olduğunun, şirket adına tahsilat yapma ve çek ciro etme yetkisi bulunup bulunmadığının, katılan şirketin … Tic. Ltd. Şti ve … su bayiindeki ticari ilişkilerini kiminle yürüttüklerinin sorulması ve sanık …’in, … Tic. Ltd. Şti ve … su bayii adına başka çekleri de ciro ederek tahsil ettiğini belirtmesi dikkate alınarak, ilgili şirketin ticari ve banka kayıtlarının araştırılarak sanığın şirket adına ciro ettiği başka çeklerin bulunup bulunmadığının belirlenmesinden sonra, toplanan bütün deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 29/11/2017 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.