YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/2113
KARAR NO : 2017/25579
KARAR TARİHİ : 30.11.2017
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : 5237 sayılı TCK’nın 158/1-f, 52/2, 158/1-son, 62, 53. maddeleri gereğince mahkumiyet
Resmi belgede sahtecilik suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılması
Sanığın nitelikli dolandırıcılık suçundan mahkumiyetine ilişkin hüküm ve resmi belgede sahtecilik suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karar sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü,
1-Sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde,
5271 Sayılı CMK’nın 231.maddesine göre verilen ve davayı sonuçlandırıcı nitelikte olmayan “hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına” ilişkin kararlara karşı aynı kanunun 231/12. maddesine göre itiraz yolu açık olup temyiz olanağı bulunmadığından 5271 Sayılı CMK’nın 264. maddesi uyarınca kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunda merciin belirlenmesinde yanılma, başvuran sanığın haklarını ortadan kaldırmayacağından temyiz dilekçesinin itiraz dilekçesi olarak kabulü ile görevli ve yetkili ilk derece mahkemesince itiraz konusunda inceleme yapılması için, dosyanın incelenmeksizin iade edilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
2-Sanıklar hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde,
Sanığın, açık adresini ve telefonunu bilmediği … isimli kişiden aldığını iddia ettiği hırsızlık konusu çeki ciro ederek …’tan aldığı mal karşılığında verdiği, böylelikle sanığın nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda, sanık savunması, katılan beyanı, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair mahkemenin kabulünde isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanığın beraat kararı verilmesi gerektiğine dair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Adli para cezası belirlenirken tespit olunacak temel gün, suçtan elde olunan haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde asgari bu miktara yükseltilerek belirlenecek gün sayısı üzerinden arttırma ve eksiltmeler yapıldıktan sonra ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı aynı kanunun 52. maddesi uyarınca, 20-100 TL arasında takdir olunacak miktarın çarpılması suretiyle tespit edilmesi gerektiği gözetilmeden 5275 sayılı Kanunun 106.maddesinde öngörülen adli para cezası yerine çektirilecek hapis cezası süresinin belirlenmesi açısından, infazda tereddüt oluşturacak şekilde doğrudan elde olunan haksız yararın iki katı esas alınmak suretiyle ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA; fakat, bu aykırılığın yeniden yargılama yapılmaksızın aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, adli para cezasına mahkumiyete ilişkin uygulamanın tamamen hükümden çıkartılarak yerine, “Sanığın, 5237 sayılı TCK’nun 158/1-f-son maddesi gereğince 450 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, TCK’nun 62/1 maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapılarak 375 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, TCK’nun 52/2 maddesi gereğince günlüğü 20.00 TL ‘den hesap edilmek üzere sonuç olarak 7500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 30/11/2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.