Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2017/2142 E. 2017/25233 K. 29.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/2142
KARAR NO : 2017/25233
KARAR TARİHİ : 29.11.2017

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : TCK’nun 158/1-f, 62, 52, 53. maddeleri gereğince mahkumiyet

Nitelikli dolandırıcılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm sanık ve o yer Cumhuriyet Savcısı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın, katılan …’yi kullanmakta olduğu cep telefonundan arayarak kendisini emniyet amiri olarak tanıttığı, kimlik bilgilerinin kullanılması suretiyle bir Cumhuriyet savcısının banka hesabından usulsüz olarak 70.000-TL para çekilmesi olayıyla ilgili olarak soruşturma yaptıklarını, bu kişileri yakalayabilmeleri için verdiği hesaba bir miktar para yatırmasını katılandan isteyerek hileli hareketlerle katılanı hataya düşürüp 7.070-tl parayı yatırmasını sağladığı, katılan tarafından yatırılan paranın da … faaliyet gösteren Ziraat bankası şubesinden çekildiği, sanığın bankayı aracı kılarak dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda;
Katılan tarafından hile sonucu paranın banka yolu ile sanığa gönderildiği, ancak bu durumun bankanın aracı kılınması olarak yorumlanamayacağı ve TCK 158/1-f maddesi kapsamında değerlendirilemeyeceği, sanığın kendisini kamu görevlisi olarak tanıtıp fiili gerçekleştirmiş olması karşısında, eylemin hükümden sonra 02/12/2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 14. maddesi ile 5237 sayılı TCK’nın 158/1. maddesine eklenen (L) bendi kapsamında kaldığı, ancak 02.01.2012 olan suç tarihinde 5327 sayılı TCK’nın 158/1-L maddesinin yürürlükte olmaması nedeni ile eylemin sanık lehine olan aynı sayılı TCK’nın, 02/12/2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 253 ve 254. madde fıkraları gereğince uzlaştırma kapsamına alınan 157/1 maddesi kapsamında kalmasına rağmen, vasıfta hataya düşülerek 158/1-f maddesi uygulanmak sureti ile hüküm kurulması,
Yasaya aykırı olup, sanığın ve o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca sair hususlar incelenmeksizin BOZULMASINA, 29/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.