YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/21982
KARAR NO : 2017/22612
KARAR TARİHİ : 07.11.2017
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : TCK’nın 157/1, 52/2, 52/4, 53 maddeleri gereğince mahkumiyet
5809 Sayılı Yasa 63/10, TCK’nın 52/2, 52/4 maddeleri gereğince mahkumiyet
Dolandırıcılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm o yer Cumhuriyet Savcısı ve sanık, 5809 Sayılı Yasaya Muhalefet suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm ise sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Olay tarihinde sanığın … İletişim isimli işyerinde saha personeli olarak çalıştığı, sorumluluk sahasında gezerek hat satışı yaptığı, olay tarihinde katılan …’un yanına gelerek avantajlı telefon tarifelerinden bahsettiği, bunun üzerine katılanın kullanmış olduğu hattını Vodafone’a taşımaya karar verdiği ve kimlik fotokopisini sanığa verdiği, sanığın katılanın hattını Vodafone’e taşımasının yanında katılanın bilgisi olmaksızın aylık kotasını doldurabilmek için Vodafone’a ait iki adet faturalı hat çıkardığı, kullanılan bu hatların faturasının ödenmemesi nedeniyle Vodafone tarafından katılan hakkında icra takibi başlatıldığı, bu suretle sanığın dolandırıcılık ve 5809 sayılı yasaya muhalefet suçlarını işlediğinin iddia olunduğu olayda;
1- Sanık hakkında 5809 sayılı yasaya muhalefet suçundan kurulan hükme yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Hükmolunan cezanın miktarına göre karar tarihi itibariyle 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun’a, 6217 sayılı Yargı Hizmetlerinin Hızlandırılması Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 26. maddesiyle eklenen geçici 2. maddesi uyarınca, doğrudan verilen 3.000 TL ve altında kalan adli para cezalarının temyizinin mümkün olmaması karşısında, sanığın temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi gereğince REDDİNE,
2- Sanık hakkında dolandırıcılık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz taleplerinin incelenmesinde;
Sanığın eyleminde nüfus müdürlüğünün maddi varlığı olan nüfus cüzdanı kullanması karşısında; eylemin temas ettiği TCK’nın 158/1-d maddesinde düzenlenen kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delilleri takdiri ve değerlendirme yetki ve görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerektiği zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet Savcısının ve sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 07/11/2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.