YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/2240
KARAR NO : 2017/23589
KARAR TARİHİ : 16.11.2017
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : TCK’nın 155/1, 62, 51. maddeleri gereğince mahkumiyet
Sanığın hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan mahkumiyetine ilişkin hüküm sanık ve Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü,
Sanık ile katılan … şirket arasında 08/07/2003 tarihinde dökme LPG ikmal ve depozitolu tesis teslim sözleşmesinin imzalandığı, adı geçen sözleşme ile bir adet LPG stok tankı ve tank teçhizatından oluşan komple dökme LPG tesisinin 07/07/2003 tarihinde sanığa teslim edildiği, sanığın aradan geçen süre zarfında herhangi bir işlem yapmaması nedeni ile katılan şirket tarafından 14/06/2010 tarihinde sözleşmenin feshedildiği ve ihtarname ile sözleşmeye konu teçhizatın teslimi için sanığa ihtar yapıldığı, sanığın ihtara rağmen teslim konusu malları iade etmediği, böylelikle sanığın hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda,
Sanığın mahkemeye vermiş olduğu beyan dilekçesinde iş yerini 2005 yılında kapatmak zorunda kaldığını, tesise cebri icra yoluyla el konulduğunu, temyiz dilekçesinde ise tesisi terk etmek zorunda kaldığını beyan etmekle; gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde ortaya çıkarılması bakımından, sanığın işletmeciliğini yaptığı tesisin cebri icra yoluyla el değiştirip değiştirmediği hususlarının da araştırılarak var ise takip dosyasının incelendikten sonra delillerin takdir edilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi,
Kabule göre de;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 06.04.2010 tarih ve 2010/4-71 Esas, 2010/76 Karar sayılı ilamında belirtildiği gibi; 5237 sayılı TCK’nın 51. maddesiyle, bir infaz hukukuna ilişkin uygulama haline getirilip, sadece hapis cezasıyla sınırlı olarak kabul edilen ertelemede, maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkemece bir deneme süresinin belirlenmesi zorunlu olup, bu sürenin belirlenmemesi veya eksik belirlenmesinin, aleyhe bozma yasağı kapsamında değerlendirilemeyeceği ve TCK’nın 51/3. maddesi gereğince denetim süresinin 1 yıldan az olamayacağı gözetilmeden denetim süresinin 10 ay olarak belirlenmesi,
Kanuna aykırı olup, sanığın ve Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesine istinaden halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA, 16/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.