YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/22820
KARAR NO : 2017/24725
KARAR TARİHİ : 27.11.2017
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : TCK’nın 157/1, 43, 52/2 53. maddeleri gereğince mahkumiyet (ayrı ayrı)
Dolandırıcılık suçundan sanıkların mahkumiyetine ilişkin hükümler o yer Cumhuriyet savcısı tarafından, sanık …’ın mahkumiyetine ilişkin hüküm de ayrıca sanık … tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-O yer Cumhuriyet savcısının sanıklar … ve … hakkında verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde;
O yer Cumhuriyet savcısının, 19/03/2015 tarihinde verilen hükmü, 1412 sayılı CMUK’nın 310/3. maddesinde belirlenen bir aylık süre geçtikten sonra 30/04/2015 tarihinde temyiz ettiği anlaşılmakla, vaki temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2-Sanık … hakkında verilen mahkumiyet hükmüne yönelik sanığın temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanığın sahte bir plaka taktığı kamyonla, katılana ait teslim aldığı yükü götürmesi gereken yere götürmeyip uhdesinde tutmak suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda,
Suç işlenirken, Emniyet müdürlüğünün maddi varlığı olan plakanın suçta kullanıldığının iddia olunması karşısında, bu eylemin, 5237 sayılı TCK’nın 158/1-d maddesinde düzenlenen kamu kurumunun araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delillerin takdir ve değerlendirmesinin üst dereceli Ağır ceza mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla yazılı şekilde sanığın mahkûmiyetine hükmolunması,
Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca, hükmün BOZULMASINA, aynı Kanun’un 326/son maddesi uyarınca sonuç ceza miktarı yönünden sanığın kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, 27/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.