YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/2287
KARAR NO : 2017/23964
KARAR TARİHİ : 21.11.2017
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan beraat,
-Resmi belgede sahtecilik suçundan TCK’nun 204/1, 62, 51 ve 53. maddeleri gereğince mahkumiyet
Sanığın, nitelikli dolandırıcılık suçundan beraatına ve resmi belgede sahtecilik suçundan mahkûmiyetine ilişkin hükümler, katılan tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü,
Sanığın katılandan satın aldığı giyim eşyaları karşılığında tamamen sahte olarak tanzim edilmiş, 15/09/2010 keşide tarihli ve 10.300 TL bedelli suça konu çeki keşide ederek katılana verdiği, katılanın da suça konu çeki bankaya ibrazında tamamen sahte olduğunu anladığı, sanığın bu surette nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediği iddia olunan somut olayda,
1)Sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik yapılan temyiz başvurusunun incelenmesinde,
Sanığın suçtan kurtulmaya yönelik soyut savunmaları, katılan beyanı, kriminal rapor ve tüm dosya kapsamı karşısında, sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan verilen mahkumiyet hükmünde her hangi bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; katılanın sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
5237 Sayılı TCK’nun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca mahkûm olduğu uzun süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında 1. fıkranın (c) bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkilerinin kullanılmasına ilişkin yasaklama hükmü uygulanamayacağı hususunun gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılanın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasından 5237 sayılı Kanun’un 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün tamamen çıkarılıp yerine, “sanığın 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin birinci fıkrasının a, b, c, d bentlerinde belirtilen haklarından mahkum olduğu hapis cezasının infazının tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise 5237 sayılı TCK’nun 53/3. maddesi uyarınca yoksun bırakılmasına yer olmadığına” cümlesinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2)Sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen beraat hükmüne yönelik yapılan temyiz başvurusunun incelenmesinde,
Katılanın tüm aşamalardaki, “suça konu çeki aldıktan sonra malları gönderdiğine” ilişkin istikrarlı beyanları karşısında, önceden doğan borçtan söz edilemeyeceğinden, sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan mahkumiyet yerine, yeterli olmayan gerekçe ile yazılı şekilde beraat hükmü verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılanın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 21/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.