YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/2288
KARAR NO : 2017/23502
KARAR TARİHİ : 16.11.2017
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat
Dolandırıcılık suçundan sanıkların beraatlerine ilişkin hükümler, katılan vekili ve vekalet ücreti yönünden sanıklar müdafii tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanıklar tarafından katılana satılan otomobilin daha önce karıştığı bir kaza nedeniyle pert kaydı olduğunu satış işleminden yaklaşık bir yıl sonra öğrenen katılanın kendisine karşı dolandırıcılık suçunun işlendiğini iddia ettiği olayda; sanıkların satış işlemi sırasında katılanın denetim imkanını ortadan kaldıracak eylemlerinin olmaması nedeniyle dolandıcırılık suçunun hile ve desise somut olayda gerçekleşmediği gerekçesine dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılama sonunda, sanıkların üzerlerine atılı suçların unsurlarının oluşmadığı mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekilinin bir nedene dayanmayan temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanıklar yararına, hazine aleyhine, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 13/5. maddesi gereğince, maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenlerle 5320 sayılı Kanunun 8.maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak, yeniden yargılanmayı gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden; hüküm fıkrasına “beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanıklar yararına, hazine aleyhine, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/5. maddesi gereğince, 2.400,00 TL maktu vekalet ücreti tayin edilmesine,” şeklindeki bendin eklenmesi suretiyle, hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 16/11/2017 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
-KARŞI OY YAZISI-
Sanık …’nın 11.11.2011 tarihli Cumhuriyet Savcısı huzurunda alınan ifadesinde “…aracı beğenen … ‘un dayısının oğluna aracın pert kayıtlı olduğunu, aracı sigortadan aldığımızı söyledik…” şeklinde savunmada bulunması katılanın ise aracın pert durumuna dair kendilerine bir bildirim yapılmadığını hatta 29/11/2012 tarihli duruşmada “…sen benim annemsin, arabanın hiçbir kusuru yok…” diye beyanda bulunulduğunu ifade etmesi karşısında katılanın akrabası da olan aracın gösterildiği kişinin tanık olarak dinlenilmesi, ayrıca bildirilen numaraya kısa mesaj atılmak suretiyle aracın pert durumunun olay tarihi itibariyle anlaşılıp anlaşılmayacağının da ilgili kurum nezdinde araştırılmasından sonra sanıkların hukuki durumlarının değerlendirilmesi gerektiği, kararın eksik araştırma ve inceleme ile verildiği bu sebeple bozulması geretiği kanaatiyle sayın çoğunluğun onama kararına katılmamaktayım.