Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2017/23729 E. 2017/24812 K. 28.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/23729
KARAR NO : 2017/24812
KARAR TARİHİ : 28.11.2017

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Sanıklar hakkında ayrı ayrı; 5237 Sayılı TCK’ nın 157/1, 52 maddeleri uyarınca mahkumiyet (sanık … hakkında ayrıca 62. madde )

Dolandırıcılık suçundan, sanıklar …’nün, …’nin, …’in mahkumiyetine ilişkin hükümler, sanıklar tarafından, sanık … hakkında temyiz talebinin reddine ilişkin ek karar ise sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık …’in yokluğunda verilen gerekçeli karar; soruşturma aşamasında barodan atanan ve iddianamenin kabulü ile görevi sona eren ayrıca yargılama aşamasında hiç bir duruşmaya davet edilmeyen ve duruşmalarda bulunmayan müdafiiye 16/06/2014 tarihinde tebliğ edilmiş ise de bu işlemin usulsüz olduğu ve sanığın, hakkında verilen hükümden 26/06/2014 tarihinde bir şekilde haberdar olması üzerine özel vekaletname ile tayin ettiği müdafiinin 03/07/2014 tarihinde hükmü temyiz ettiği, mahkeme tarafından; 29/09/2014 tarihinde verilen ek kararla temyiz talebinin sürede olmadığından bahisle temyiz isteminin reddine karar verildiği ve sanık müdafiinin bu ek kararı temyiz etmesi üzerine mahkeme tarafından verilen 20/10/2014 tarihli ek kararla, ilk verilen ek karar kaldırılarak sanık müdafiinin temyiz talebinin kabulüne karar verildiği; ancak temyiz talebinin reddine dair 29/09/2014 tarihli ek karara yönelik temyiz isteminin değerlendirmesinin CMK’nın 296/2. maddesi uyarınca münhasıran Yargıtay’a ait olması nedeniyle bu ek karardan sonra yapılan işlemlerin hukuki değerden yoksun olduğu belirlenmiş olup, bu nedenlerle 29/09/2014 tarihli ek karar kaldırılarak ve sanık müdafiinin temyiz talebinin öğrenme ile süresinde olduğu kabulü ile tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmeyerek yapılan incelemede;
Sanıklara yüklenen dolandırıcılık suçu hakkında, hükümlerden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. ve 254. madde fıkraları gereğince uzlaştırma işlemleri için gereği yapılarak sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun takdir ve tayini zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, …’nün, …’nin, …’in ve sanık … müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca sair hususlar incelenmeksizin hükmün BOZULMASINA, 28/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.