YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/23982
KARAR NO : 2017/24863
KARAR TARİHİ : 28.11.2017
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : Güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Sanık … hakkında TCK 155/1, 62, 50/1-a ve 52. maddeleri gereğince mahkumiyet, sanıklar …., …. ve …. hakkında ayrı ayrı beraat
Güveni kötüye kullanma suçundan sanık … hakkında verilen mahkumiyet hükmü sanık … müdafii tarafından, sanıklar …., …. ve …. hakkında verilen beraat hükmü ise o yer Cumhuriyet Savcısı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanıklar …. ve ….’ın …. Otobüsçüler Motorlu Taşıyıcılar Kooperatifi’nin başkan ve başkan vekili oldukları, sanık …’in ise bu kooperatifte …. plakalı minibüs hattı olduğu, sanık …’in katılan Halkbank’tan araç kredisi çektiği ve yapılan kredi ve rehin sözleşmesi gereğince banka tarafından minibüs üzerine rehin konulduğu, ayrıca sanıklar …. ve …. tarafından da kooperatif adına bankaya verilen taahhütname ile suça konu minibüsün bankanın bilgisi dışında kredi borcu ödeninceye kadar üçüncü kişilere devredilmeyeceği hususunda taahhüt verdikleri, buna rağmen sanık …’nin oğlu olan sanık …’ten aldığı vekaletname ile suça konu minibüsü ….’a devrettiği, bu devir işleminden bankanın bilgisinin olmadığı, bu surette sanıkların güveni kötüye kullanma suçunu işledikleri iddia olunan somut olayda,
1) Sanıklar …., …. ve …. hakkında verilen beraat hükümlerine yönelik yapılan temyiz başvurusunun incelenmesinde,
Sanıklar …., …. ve …. ile ile katılan banka arasında, özel hukuk kapsamında çözümü mümkün hukuki ihtilaf mahiyetinde bir anlaşmazlık olduğu tüm dosya kapsamından anlaşıldığından, verilen beraat hükmünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, o yer Cumhuriyet Savcısının suçun sübut bulduğuna yönelik temyiz itirazının reddiyle hükmün ONANMASINA,
2) Sanık … hakkında verilen mahkumiyet hükmüne yönelik yapılan temyiz başvurusunun incelenmesinde,
Sanığa yüklenen güveni kötüye kullanma suçu nedeniyle, hükümden sonra 02/12/2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. ve 254. madde fıkraları gereğince uzlaştırma işlemleri için gereği yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca sair hususlar incelenmeksizin BOZULMASINA, 28/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.