Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2017/24000 E. 2017/24856 K. 28.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/24000
KARAR NO : 2017/24856
KARAR TARİHİ : 28.11.2017

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : TCK’nun 157/1, 62, 52 ve 53. maddeleri gereğince mahkumiyet

Dolandırıcılık suçundan, sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
…. Boyama şirketinin genel müdürü olan sanığın, şirket muhasebecisi ile birlikte ikinci dereceden müştereken imza yetkisi olmasına rağmen, katılan …. Boya şirketinden almış oldukları malzemeler karşılığında, …. şirketine ait suça konu 10.942 TL bedelli çeki tek imza ile keşide ederek verdiği, sanığın bu surette dolandırıcılık suçunu işlediği kabul olunan somut olayda,
Sanığın, suça konu çeki müştereken imzalaması gereken muhasebeci ….’ın şehir dışında olması nedeni ile şirket sahibi olan ….’ün bilgisi dahilinde tek imza atarak katılan şirkete verdiğine, katılan şirketin bu hususu bildiğine, suça konu çeke ilişkin yapılan icra takibine her hangi bir itirazın olmadığına ve borcun kabul edildiğine yönelik savunması karşısında gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti ve sanığın somut olayda suç kastının bulunup bulunmadığının belirlenebilmesi bakımından, suça konu çekin keşidecisi olarak görünen …. Boyama şirketinin sahibi olan …. ile muhasebecisi olan ….’ın beyanlarına başvurularak, sanığın suça konu çeki tek imza ile keşide etmesine ilişkin savunmalarının doğru olup olmadığının sorulması, söz konusu çek ile ilgili icra takibinin yapılıp yapılmadığı, icra takibi sürecinde çekin tek imza ile düzenlendiği gerekçe gösterilerek imzaya veya borca itiraz edilip edilip edilmediği, suça konu çek bedelinin ödenip ödenmediği hususlarının araştırılıp net bir şekilde açıklığa kavuşturulması ve sanığın genel müdürü olduğu şirket ile katılan şirket arasında daha önceden bu tür bir ticari alışverişin olup olmadığı ve bu ticari alışverişleri kapsamında bu şekilde tek imza ile çek verilip verilmediği, verilmiş ise çek bedellerinin ödenip ödenmediğinin tespit edilmesinden sonra, elde edilen delillere göre sanığın savunmalarının doğru olduğunun anlaşılması karşısında, suçun yasal unsurlarının oluşmadığı gerekçesi ile beraat kararı verilmesi, sanığın savunmalarının doğru olmadığının anlaşılması karşısında ise 5237 sayılı TCK’nın 158/1-f maddesinde düzenlenen “banka ve kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık” suçundan mahkumiyeti yerine, yasal ve yeterli olmayan gerekçe ve eksik inceleme ile yazılı şekilde basit dolandırıcılık suçundan mahkumiyet hükmü verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı Kanun’un 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı bakımından kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, 28/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.