YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/2408
KARAR NO : 2017/26600
KARAR TARİHİ : 11.12.2017
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma, suç eşyasının satın alınması, mühür bozma
HÜKÜM : 1-Sanıklar … ve … hakkında, suç eşyasının satın alınması suçundan beraat (ayrı ayrı)
2-Sanık … hakkında;
a-Mühür bozma suçundan; beraat
b-TCK’nın 155/2, 62, 51. maddeleri gereğince mahkumiyet
3-Sanık … hakkında; TCK’nın 165/1, 62, 50/1-a, 52/2. maddeleri gereğince mahkumiyet
Sanıklar … ve … hakkında, suç eşyasının satın alınması suçundan verilen beraat hükümleri ve sanık … hakkında mühür bozma suçundan verilen beraat hükmü ile sanık … hakkında suç eşyasının satın alınması suçundan verilen mahkumiyet hükmü katılan vekili tarafından, sanık … hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan verilen mahkumiyet hükmü de katılan vekili ve sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Her ne kadar hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan hüküm kurulurken 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesi hükümde uygulanmamış ise de, sanığın belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasının, kasten işlenen suçtan dolayı hapis cezası ile cezalandırılmasının kanuni sonucu olması nedeniyle ve bu hususun infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Mahkumiyet hükümlerinde, belirlenen gün para ve hapis cezası, adli para cezasına çevrilirken uygulanan kanun maddesi olan TCK’nın 52/2. maddesi hüküm yerinde gösterilmemiş ise de, söz konusu eksikliğin mahallinde tamamlanması mümkün görülmüştür.
Sanık …’ın katılana ait akaryakıt şirketinde tanker şoförü olarak çalıştığı sırada, tankerdeki bir miktar mazotu, bu durumu bilen sanık …’e verdiği, olay yerinde diğer sanıkların da bulunduğu, böylece sanık …’ın hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma ve mühür bozma suçlarını, diğer sanıkların da suç eşyasının satın alınması suçunu işlediklerinin iddia edildiği olayda, sanık, katılan ve tanık beyanları ile dosya kapsamına göre, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun sanık … tarafından, suç eşyasının satın alınması suçunun sanık … tarafından işlendiğinin sabit olduğu, sanık …’a teslim edilen tankerin mühürlendiği ve bu mührün de sanık tarafından söküldüğüne dair mahkumiyete yeter kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı, 04/06/2010 tarihli olay ve yakalama tutanağına göre olay yerinde katılanının şirketine ait tankerden diğer sanık …’ya ait tankere boşaltım yaptığı esnada sanıklar Hüseyin ve Kerem’in yakalandığının da belirtildiği, ancak sanıklar ifadelerinde, olay yerinde olmadıklarını, tankere 15-20 metre mesafede bulunduklarını ve olay yerindeki parka ziyaret maksadıyla gittiklerini beyan ederek suçlamaları kabul etmedikleri, dinlenen bazı tutanak mümzilerinin de olayı tam olarak hatırlamadıklarını belirttikleri, sanık … beyanında, bu sanıkların olayla ilgisinin bulunmadığını, sanık … de, mazotu sadece sanık …’ya sattığını belirttiği dikkate alınarak, sanıklar Hüseyin ve Kerem’in suç eşyasının satın alınması suçuna iştirak ettiklerine dair mahkumiyete yeter kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı anlaşılmakla bu gerekçelere dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır ve alınacak ifadelerin sonuca bir etkisinin olmayacağının anlaşılması karşısında tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; katılan vekilinin, beraat hükümlerinin kanuna aykırı olduğuna ve eylemin suç teşkil ettiğine, verilen mahkumiyet hükümlerinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanık … müdafiinin de suçun sabit olmadığına ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA, 11/12/2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.