YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/24703
KARAR NO : 2020/10320
KARAR TARİHİ : 21.10.2020
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : CMK’nın 223/2-e maddesi gereğince her iki suçtan beraatine
Nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından sanığın beraatine ilişkin hükümler katılan kurum vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın, yurt dışı sigortalıların sağlık yardım belgelerini kullanarak hastaların haberi olmadan adlarına reçete yazdırdığı, ilaç bedellerini Sosyal Güvenlik Kurumu’na fatura etmek suretiyle tahsil ettiği, kurumu 4.809,17 TL zarara uğrattığı, farklı tarihlerde aynı kasıt altında birden fazla reçete bedelini tahsil ettiği, hak sahipleri dışında reçete altına başkalarına imza attırdığı bu suretle üzerine atılı suçları işlediği iddia edilen somut olayda;
1-Sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik yapılan temyiz itirazının incelenmesinde:
Sanığa yüklenen resmi belgede sahtecilik suçunun gerektirdiği cezanın miktar ve nev’i nazara alınarak, suç tarihi itibariyle tabi olduğu 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e maddesine göre hesaplanan sekiz yıllık asli dava zamanaşımının, zamanaşımını kesen son işlem olan 01/10/2020 tarihli sanığın ilk sorgusundan hüküm tarihine kadar dolduğu anlaşıldığından; 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA; ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı kanunun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi gereğince sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
2-Sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik yapılan temyiz itirazının incelenmesinde:
Sanık savunmaları, tanıklar beyanları, müfettiş raporu, SGK yazıları ile tüm dosya kapsamından, davaya konu sahte oluşturulduğu iddia edilen reçetelerin usulüne uygun olarak düzenlendiği, reçetelerin sahte olmadığı, sanığın şekli anlamda sahte olmayan reçeteyi işleme koyup kuruma fatura ettiği, ayrıca sanığın, söz konusu reçetelerin içerik denetimini yapma gibi bir yükümlüğünün de olmadığı, reçeteleri düzenleyen doktorlar ile sanık arasında herhangi bir bağlantı olup olmadığı konusunda da dosya da mevcut somut bir delil elde edilemediği, sanığın savunmasının aksine üzerine atılı suçu işlediğine dair mahkumiyetine yeterli her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğine yönelik mahkemece verilen beraat hükmünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılama sonunda, isnat edilen suçun işlendiğine dair yeterli delil bulunmadığı gerekçe gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekilinin beraat hükmünün kanuna aykırı olduğuna ve eylemin suç teşkil ettiğine, eksik incelemeye, delillerin takdirine ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 21/10/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.