YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/24957
KARAR NO : 2017/26482
KARAR TARİHİ : 11.12.2017
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : 1-Sanıklar … ve … haklarında; TCK’nın 157/1, 35, 62, 52 ve 53. maddeleri uyarınca mahkûmiyet
2-Sanık … hakkında; TCK’nın 157/1, 35, 39/1, 62, 52 ve 53. maddeleri uyarınca mahkumiyet
Dolandırıcılık suçundan sanıkların mahkûmiyetlerine ilişkin hükümler, sanık … müdafi ile sanıklar … ve … tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü.
Sanıkların eyleminin hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 14. maddesi ile 5237 sayılı TCK’nın 158/1. maddesine eklenen (L) bendi kapsamında kaldığı ve delillerin takdiri ile değerlendirme yetki ve görevinin üst dereceli ağır ceza mahkemesine ait olduğu anlaşılmış ise de; halen geçerliliğini sürdüren 10.06.1942 gün ve 26-16 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu Kararı ile Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 23.05.2000 gün ve 111-117; 27.12.2011 tarih ve 2010/1-158-2011/296 sayılı kararlarında da vurgulandığı üzere merci tayini kararları kesin olup, tekrar değerlendirme konusu yapılamayacağı, somut olaya ilişkin yapılan yargılama sırasında da, İstanbul 20. Ağır Ceza Mahkemesi ile İstanbul 29. Asliye Ceza Mahkemesi arasında çıkan görev uyuşmazlığı sonucunda, Yargıtay 5. Ceza Dairesinin 14.03.2013 tarih ve 2013/3870-1864 sayılı ilamıyla İstanbul 29. Asliye Ceza Mahkemesinin görevsizlik kararının kaldırılmasına karar verildiği anlaşılmakla, bu kapsamda yapılan incelemede;
Suç tarihinde 5237 sayılı TCK’nın 158/1-L maddesinin yürürlükte bulunmaması nedeniyle, eylemin sanıklar lehine olan aynı kanunun 157/1. maddesi kapsamında kaldığı dikkate alınarak, sanıklara yüklenen basit dolandırıcılık suçu nedeniyle hükümlerden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 253 ve 254. madde fıkraları gereğince uzlaştırma işlemleri için gereği yapılarak sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının takdir ve tayini zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafi ile sanıklar … ve …’ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca sair hususlar incelenmeksizin BOZULMASINA, 11.12.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.