YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/26810
KARAR NO : 2017/19863
KARAR TARİHİ : 10.10.2017
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : TCK’nın 157/1, 62, 52/2, 52/4, 53 maddeleri gereğince mahkumiyet
Dolandırıcılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın eski hale getirme talepli temyiz başvurusunun incelenmesinde; 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 311. maddesi hükmüne göre, eski hale getirme istemiyle birlikte temyiz talebinde de bulunulması halinde inceleme merciinin Yargıtay’ın ilgili dairesi olması nedeniyle yapılan incelemede; sanığın yokluğunda verilen kararın savunmasında beyan ettiği, aynı zamanda adres kayıt sisteminde kayıtlı olan … adresi yerine … adresine tebliğ edildiği, bu adreste de tanınmaması nedeniyle Tebligat Kanunu’nun 21. maddesine göre 31/03/2014 tarihinde tebliğ edildiği, sanığın mernis adresinin Nizip ilçesi olduğu, ancak sehven Birecik ilçesine tebligat yapıldığı anlaşıldığından tebligatın usulüne uygun olmaması kaşısında; sanığın eski hale getirme talebinin kabulü ile yapılan incelemede;
16/05/2013 tarihli iddianamede, olay tarihinde sanığın katılan …’nı arayarak emniyetten aradığını, evine polis gönderildiğini, dinlendiklerini belirtip katılanı oğlu ile telefonda konuşturdukları, sonrasında ise bankadaki parasını çekip vereceği hesap numarasına yatırmasını söyleyerek 3.550 TL parayı yatırtmak suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edilmesi karşısında; eylemin, hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 14. maddesi ile 5237 sayılı TCK’nın 158/1.maddesine eklenen (L) bendi kapsamında öngörülen nitelikli dolandırıcılık fiiline ilişkin delillerin takdiri ve değerlendirme yetki ve görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerektiği zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün bu nedenle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı kanunun 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı yönünden kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, 10/10/2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.