YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/27684
KARAR NO : 2017/20935
KARAR TARİHİ : 23.10.2017
Şüpheliler …, … ve … haklarında yapılan soruşturma evresi sonucunda Milas Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 15/06/2016 tarihli ve 2016/2781 soruşturma, 2016/2522 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin, mercii Bodrum Sulh Ceza Hakimliğinin 04/10/2016 tarihli ve 2016/2215 değişik iş sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 27/04/2017 gün ve 94660652-105-48-141-2017 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 11/05/2017 gün ve 2017/28997 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Milas Cumhuriyet Başsavcılığınca, ortada ceza hukuku anlamında takibi gerektirir bir suç bulunmadığı, müştekinin iddasının hukuki ihtilaf niteliğinde olduğundan bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, dosya kapsamına göre, müştekinin … Döviz Hizmetleri Anonim Şirketinin ortaklarından olduğu, şüphelilerin bu şirkete bağlı Milas-Bodrum havaalanında faaliyet gösteren döviz bürosunda çalıştıkları, şüphelilerden …’un 29/04/2016 tarihinde müştekiyi arayarak diğer şüpheliler ile birlikte işi bıraktığını söylemesi üzerine, şirketin bölge sorumlusunun havaalında yer alan döviz bürsouna gittiği, döviz bürosunun kasasında gerçekleştirdiği sayım neticesinde 24.153,00 Türk Lirası eksik bulunduğunu müştekiye bildirdiği, şüphelilerin kendilerine maaş ödenmemesi nedeni ile kasadan bir miktar avans aldıkları şeklindeki savunmaları ve bu husustaki tanık …’ın beyanı hep birlikte değerlendirildiğinde, toplanan delillerin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 157. maddesinde düzenlenen güveni kötüye kullanma suçu yönünden kamu davasının açılmasını gerektirir nitelikte bulunduğu, bu delillerin mahkemesince takdir ve değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeksizin, kamu davasının açılmasını teminen itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Şikayetçinin ortağı olduğu döviz bürosunda çalışan şüphelilerin işi bırakmaları neticesinde yapılan sayımda 24.153,00 TL’nin eksik çıkması üzerine bu paranın kendilerine ödenmeyen 3 aylık maaş ve avans toplamı olduğuna ilişkin savunmaları da dikkate alındığında, TCK’nın 155/2. maddesinde yer alan hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun oluşup oluşmadığının mahkemesince değerlendirilmesi gerektiğinden, merciince itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet bulunmadığından, kanun yararına bozmaya atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görülmekle, Bodrum Sulh Ceza Hâkimliğinin 04.10.2016 tarih ve 2016/2215 değişik iş sayılı kararının, 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi gereğince BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca müteakip işlemlerin itiraz merciince yerine getirilmesine, 23.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.