YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/27738
KARAR NO : 2017/23748
KARAR TARİHİ : 20.11.2017
Özel belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından şüpheli … hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 02/02/2017 tarihli ve 2016/49291 soruşturma, 2017/2325 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddine ilişkin mercii Gaziantep 3. Sulh Ceza Hakimliğinin 13/03/2017 tarihli ve 2017/1054 değişik iş sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 16/05/2017 gün ve 94660652-105-27-4084-2017-Kyb sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 25/05/2017 gün ve 2017/32190 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında,
Somut olayda suça konu belge ile alakalı Adalet Bakanlığı Adli Tıp Kurumunun 24/10/2016 tarihli 27695533-101.02-2016/83607/8837/6147 sayılı raporunda “Tapu Müdürlüğünden gönderildiği belirtilen sözleşmenin 3-viii maddesi ikinci paragrafında bulunan ‘ Bu takdirde …‘ibaresi ile başlayıp’… ve taahhüt etmektedir’ ibaresi ile biten cümlenin kendisinden önce gelen yazılardan satır hizası ve yine kendisinden önce gelen ve sonra devam eden yazılardan renk tonu ve baskı özellikleri bakımından farklılık gösterdiği dolayısıyla birlikte ve sırası dahilinde yazılmamış olup bulunduğu konuma sonradan ilave edilmiş olduğu” ve “ Tapu Müdürlüğünden gönderildiği belirtilen sözleşmenin 12. maddesinde bulunan ‘Kira sözleşmelerinde… ’ ibaresi ile başlayıp ‘… şartlarına bağlı değildir’ ibaresi ile biten cümlenin kendisinden önce gelen yazılardan satır hizası ve önceki satır ile arasındaki mesafe ile yine kendisinden önce gelen sonra devam eden yazılardan renk tonu ve baskı özellikleri bakımından farklılıklar gösterdiği dolayısıyla birlikte ve sırası dahilinde yazılmamış olup bulunduğu konuma sonradan ilave edilmiş olduğu” tespitlerinin yer alması, 06/12/2016 tarihli bilirkişi raporunda ise “ Tapu Müdürlüğünden gönderilen sözleşmenin 3-viii maddesinin ikinci paragrafında ‘ Bu takdirde, Banka borçlulara, taşınmazın geriye kalan bakiye bedeli olarak 15.000.000 Euro ödemeyi kabul ve taahhüt etmektedir’ yazısı ile paragraftaki diğer printer yazılarının karşılaştırılmasından toner püskürtme düzen ve yoğunluklarının farklı olduğu ” ve “ Tapu Müdürlüğünden gönderilen sözleşmenin 12. maddesinin son cümlesi olan ‘Kira sözleşmesinden elde edilecek gelirler borçlulara aittir. Taşınmazı kiralama hakkı münhasıran borçlulara aittir ve bu sözleşme şartlarına bağlı değildir.’ yazısı ile paragraftaki diğer printer yazılarının karşılaştırılmasından toner püskürtme düzen ve yoğunluklarının farklı olduğu ” tespitlerinin yer alması karşısında, anılan Kanun’un 160. maddesi ve diğer maddeleri uyarınca soruşturma yapılmasını sağlamak maksadıyla merciince itirazın kabul edilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Kanun yararına bozmaya atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden, Gaziantep 3. Sulh Ceza Hâkimliğinin 13.03.2017 tarih ve 2017/1054 değişik iş sayılı kararının, 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi gereğince BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca müteakip işlemlerin itiraz merciince yerine getirilmesine, 20.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.