Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2017/2891 E. 2017/24052 K. 21.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/2891
KARAR NO : 2017/24052
KARAR TARİHİ : 21.11.2017

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, dolandırıcılık, özel işaret ve kıyafetleri usulsüz kullanma
HÜKÜM : Dolandırıcılık suçundan …’ya karşı 5237 sayılı kanunun 157, 52, 53 maddeleri uyarınca mahkumiyet,
Nitelikli dolandırıcılık suçundan sanığın…’e karşı 5237 sayılı kanunun 158/2, 52, 53 maddeleri uyarınca mahkumiyet,
Resmi elbisenin haksız kullanılması suçundan 5237 sayılı TCK’nın 264/1, 264/2, 53 maddeleri uyarınca mahkumiyet

Sanık hakkında dolandırıcılık, nitelikli dolandırıcılık ve özel işaret ve kıyafetleri usulsüz kullanma suçlarından mahkumiyete ilişkin hükümler sanık tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın amblemli polis kıyafeti giyerek katılanlardan …’yı evlilik vaadiyle kandırıp muhtelif zamanlarda altınlarını ve cep telefonunu aldığı, diğer katılan …’i ise ablası …’un Kahta Devlet Hastanesi’nde doktor olduğundan ve onun vasıtasıyla orada işe aldırabileceğinden bahisle kandırdığı ve…’den muhtelif zamanlarda masraf adı altında paralar alarak ortadan kaybolduğu iddia ve kabul edilen olayda ;
1)Sanık hakkındaki resmi elbisenin haksız kullanılması suçu bakımından yapılan temyiz talebinin incelenmesinde;
Sanık savunması, katılan ve tanık beyanı, kamera görüntüleri yakalama tutanağı , oluş ve tüm dosya kapsamına göre sanığın atılı suçu ,işlediği sabit olduğundan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanığın atılı suçu işlemediğine dair temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
2)Sanık hakkındaki dolandırıcılık ve nitelikli dolandırıcılık suçları bakımından yapılan temyiz talebinin incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
a)Sanığın katılanlardan…’e karşı eyleminde ; gerçekte var olmadığı halde Kahta Devlet hastanesinde doktor olan ablası … vasıtası ile katılan …’i hastanede işe aldıracağından bahisle katılandan menfaat temin etmesi şeklindeki eyleminin, gerçek ve somut bir kamu görevlisi söz konusu olmadığından 5237 sayılı yasanın 158/2. maddesindeki suçu oluşturmayacağı ancak her iki katılana karşıda eylemlerini gerçekleştirirken kamu kurumunun maddi varlığı sayılan üniformayı kullanması nedeni ile eylemlerinin ayrı ayrı TCK’nın 158/1-d maddesinde düzenlenen nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturacağı gözetilmeden suç vasıflarında yanılgıya düşülerek… açısından aynı kanunun 158/2, … açısından ise aynı kanunun 157. maddesi uyarınca hüküm kurulması,
b) Kabul ve uygulamaya göre de ;
aa)Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19.06.2007 tarih ve 2007/10-108 E.,2007/152 K. sayılı ilamında da belirtildiği gibi yasa koyucunun ayrıca adli para cezası öngördüğü suçlarda, hapis cezasının alt sınırdan tayini halinde mutlak surette adli para cezasının da alt sınırdan tayini gerektiği yönünde bir zorunluluk bulunmamakta ise de, yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin adli para cezasının alt sınırın üzerinde katılan …’ya yönelik eylem bakımından 50 gün, katılan …’e yönelik eylem bakımından ise 100 gün olarak tayin edilmesi,
bb)Sanığın aynı suç işleme kararın icrası kapsamında değişik zamanlarda katılanlardan müteaddit defalar menfaat temin ettiği ve dolayısıyla zincirleme biçimde nitelikli dolandırıcılık suçunu işlemesi karşısında TCK’nın 43. maddesi uyarınca zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı kanunun 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı yönünden kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, 21/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.