YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/29813
KARAR NO : 2017/24667
KARAR TARİHİ : 27.11.2017
Dolandırıcılık suçundan şüpheliler … ve … haklarında yapılan soruşturma evresi sonunda Mersin Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 15/07/2015 tarihli ve 2015/29024 soruşturma, 2015/15244 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddine ilişkin mercii Mersin 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 28/10/2015 tarihli ve 2015/4150 değişik iş sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 13/06/2017 gün ve 94660652-105-33-2265-2017 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 30/06/2017 gün ve 2017/39014 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet Savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet Savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında;
Somut olayda müştekinin Bayraktar İnşaat isimli firmadan taşınmaz almak için anlaştığı, anlaşma karşılığında peşinat ve bir kısım ödemeleri firmaya ödediği, kendilerini inşaat firmasının ortağı olduğu yönünde güven telkin eden şüphelilere de makbuz karşılığında bir kısım ödemelerde bulunduğu, sonrasında şüphelilerin firmanın ortağı olmadıklarını ve ödedikleri paranın firmaya teslim edilmediğini öğrendiği, bu nedenle firmaya ilave ödeme yapmak zorunda kaldığı yönündeki müşteki beyanı ve dosya kapsamında bulunan belgeler birlikte değerlendiriliğinde, mevcut delillerin kamu davası açılması için yeterli şüphe oluşturduğu cihetle, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Şüphelilerin ifadeleri alınıp, gösterecekleri deliller toplanmadan, yine bu kişilerin Bayraktar İnşaat isimli firmanın ortakları olup olmadıkları, şikayetçi tarafından ödenen paranın firma yetkililerine teslim edilip edilmediği araştırılmadan ve şüphelilerin benzer eylemleri bulunup bulunmadığı tespit edilmeden kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiş olması nedeniyle itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet bulunmadığından, kanun yararına bozmaya atfen düzenlenen ihbarnamedeki
düşünce yerinde görülmekle, Mersin 2. Sulh Ceza Hâkimliğinin 28.10.2015 tarih ve 2015/4150 değişik iş sayılı kararının, 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi gereğince BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca müteakip işlemlerin itiraz merciince yerine getirilmesine, 27.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.