Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2017/29832 E. 2017/23730 K. 20.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/29832
KARAR NO : 2017/23730
KARAR TARİHİ : 20.11.2017

Resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından şüpheliler … Tic. Ltd. Şt. ve … Tic. Ltd. Şti. haklarında yapılan soruşturma evresi sonucunda, Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 25/06/2015 tarihli ve 2014/39513 soruşturma, 2015/15064 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddine ilişkin Bakırköy 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 30/07/2015 tarihli ve 2015/4065 değişik sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 05/05/2017 gün ve 94660652-105-34-2556-2017 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 15/05/2017 gün ve 2017/30084 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre, şüpheli olarak ifadesi alınan ancak Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 25/06/2015 tarihli ve 2014/39513 soruşturma, 2015/15064 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararında şüpheli … hakkında herhangi bir karar verilmemesinde isabet görülmemiş ise de, dava zamanaşımı süresinde hakkında karar verilebileceği nazara alınarak yapılan incelemede,
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesinde yer alan “Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar. Cumhuriyet savcısı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür.” şeklindeki düzenleme karşısında, Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmak zorunda olduğu dikkate alınarak,
Somut olayda suça konu belgenin sahte olduğu ileri sürülmesine rağmen, müşteki …’ten alınan imzalar ile şüpheli … Okul’dan temin edilecek imzaların karşılaştırılması neticesinde alınacak bilirkişi raporu sonucuna göre bir karara varılması gerekirken, eksik soruşturmaya dayalı olarak kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, toplanacak deliller ve yapılacak inceleme sonucuna göre şüphelilerin hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Şikayetçi tarafından, çekin ön yüzünde bulunan ve kendi şirketini sorumluluk altına sokan aval imzasında sahtecilik yapıldığının iddia edilmesine rağmen bu konuda herhangi bir araştırma yapılmadığının anlaşılması karşısında; ortaklığa ilişkin belgeler getirtilip, şirket yetkililerinin kim oldukları, münferiden mi yoksa müştereken mi ortaklığı temsile yetkili olduklarının belirlenmesi ile keşideci lehine atılan aval imzasının şikayetçi … ile … Okul ve … yanı sıra tespit edilecek diğer yetkililere ait olup olmadığı ile alışverişin şirket ortaklığı için yapılıp yapılmadığının tespiti için şirketlere ait ticari defter ve belgeler ile sevk ve irsaliye faturalarının getirtilmesi, öte yandan … Okul’a bu şekilde verilen diğer çeklerden şikayetçinin bilgisinin bulunup bulunmadığı ve o çeklere ilişkin ödemenin kimin tarafından yapıldığının belirlenmesi sonucunda her bir şüphelinin hukuki durumunun da ayrı ayrı değerlendirilmesi suretiyle karar verilmesi gerekirken, eksik soruşturmayla verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın kabulü yerine, reddine karar verilmesinde isabet bulunmadığından, kanun yararına bozmaya atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görülmekle, Bakırköy 2. Sulh Ceza Hâkimliğinin 30.07.2015 tarih ve 2015/4065 değişik iş sayılı kararının, 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi gereğince BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca müteakip işlemlerin itiraz merciince yerine getirilmesine, 20.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.