YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/32760
KARAR NO : 2021/6324
KARAR TARİHİ : 31.05.2021
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : Bedelsiz senedi kullanma
HÜKÜM : Beraat
Bedelsiz senedi kullanma suçundan sanıkların beraatlerine ilişkin hükümler, katılanlar vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık …’ın, katılanlar …, … ve …n 2007 yılında ahır yapımı ile ilgili olarak… İnşaat isimli iş yerinin sahibi olan …’ye aldıkları inşaat malzemelerine karşılık olarak teminat amaçlı imzalayıp verdikleri bonoları, borçların tamamının ödenmesi nedeniyle …’den alarak katılanlara söz konusu bonoları yırtıp attığını söyleyerek vermediği ve söz konusu bonoları diğer sanık …’a ciro ederek suç tarihinde … İcra Müdürlüğü’nün 2012/51, 2012/53 ve 2012/54 esas sayılı takip dosyaları üzerinden işleme koyduğunun tespit edildiği, sanık …’ın katılanların kendisine borcunun bulunduğunu, söz konusu senetlerin …’den aldığı senetler olmadığını belirterek suçlamaları kabul etmediğini beyan ettiği diğer sanık …’in de benzer şekilde beyanda bulunduğu, …’nin … 2. Noterliği’ne başvurarak onaylatmış olduğu 10/02/2012 tarihli beyan ve ibra senedi ile 2007 yılında SS.Armağanlı Köyü Tarımsal Kankındırma Kooperatifi’nin başkanı olan …’ın ve 70 adet kooperatif üyesinin ahır yapımı ile ilgili olarak kendisinden inşaat malzemesi satın aldıklarını ve her birinden teminat amaçlı boş bono senedi aldığını, borçlar ödenince bu senetleri …’a verdiğini, şimdi ise …’ın bu senetleri başka bir şahsa devrederek icraya verdiğini öğrendiğini, kooperatif üyelerinin kendisinden aldıkları malzemelerle ilgili herhangi bir borçlarının kalmadığını beyan ettiği ve sanıkların katılanlar tarafından bedeli ödenmiş olan bonoları icraya vererek atılı suçu işlediklerinin iddia edildiği olayda;
1-Sanık … hakkında kurulan hükmün incelenmesinde;
Sanığa yüklenen, 5237 sayılı TCK’nın 156/1. maddesinde düzenlenen bedelsiz senedi kullanma suçunun, yasada öngörülen cezasının miktarı ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, TCK’nın 66/1-e maddesinde öngörülen 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin, TCK’nın 67/1-a maddesine göre zamanaşımını kesen son işlem tarihi olan sanığın sorgusunun yapıldığı 06/09/2012 tarihinden, temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmakla, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca DÜŞMESİNE,
2-Sanık … hakkında kurulan hükmün incelenmesinde;
Sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair kesin ve inandırıcı delil elde edilmediği gerekçesiyle verilen mahkemenin beraat hükmünde bir isabetsizlik görülmemiş ve tebliğnamedeki bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; katılanlar vekilinin, kararın kanuna ve hukuka aykırı olduğuna ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 31/05/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.