Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2017/33941 E. 2021/6509 K. 03.06.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/33941
KARAR NO : 2021/6509
KARAR TARİHİ : 03.06.2021

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Nitelikli dolandırıcılık

Nitelikli dolandırıcılık suçundan sanıkların mahkumiyetine ilişkin hükümler, sanıklar tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Bir yıl önce eşini kaybeden ve 1940 doğumlu olan katılan …’ün, çevresindekilere evlenmek üzere bir bayan aradığını ve kendisiyle evlenen kişiye …’daki evini vereceğini söylediği, sanık …’nın, bunu duyması üzerine katılana “kaynanamı sana vereceğim” dediği, katılanın da “ömür boyu bana bakarsa …’daki evi ona veririm” diye söylediği, ayrıca,…’nın, kaynanasının kendisine iyi bakacağını birlikte yaşayabileceklerini söyleyerek katılanı evlenme hususunda ikna ettiği, diğer sanık …’nin de evlenmeyi …’daki ev karşılığında kabul ettiği, sanıklarla katılanın tanık … ile …’ya gittikleri, orada katılanının evini gezip gördükten sonra tapuya gidip satış sözleşmesi yaparak evi sanık …’nin üzerine geçirdikleri, ardından da ölünceye kadar bakma sözleşmesi imzalamak üzere notere gittikleri, ilgililerin beyanına göre, noter görevlisinin, sanık …’nin durumundan şüphelenip sözleşme yapma yeteneği konusunda Habibe’den doktor raporu talep ettiği, bunun üzerine sözleşme yapmadan oradan ayrıldıkları ve sanığa takılmak üzere kuyumcudan altın alarak katılanın yaşadığı kasabaya döndükleri, sanık …’nin evli olduğu hususunu gizlemek ve evlenmek için bir araya geldikleri kanısını oluşturmak için katılanla bir gece aynı evde kaldığı, sabahleyin kalmayacağını söyleyerek evden ayrılmak istemesi üzerine tanık …’un ısrarlı soruları karşısında, zaten başkasıyla resmen evli olduğunu beyan edip katılanın evinden ayrıldığı, aynı gün sanık …’nın da, bu kasabada bulunan ev ve işyerindeki eşyalarını toplayıp kasabadan ayrıldığı, bilahare sanık … üzerine kayıtlı bu evin … isimli tanığa satışı konusunda anlaşmaya varıldığı, bu amaçla sanık …’nin bu evi …’a satmak üzere tanık …’e vekaletname ile yetki verdiği, ancak, tapuya devir için gidildiğinde savcılık tarafından konulan şerh sebebiyle devir işleminin yapılamadığı, daha sonra sanık …’ın, bu taşınmazın devri amacıyla … tarafından sanık …’ye ödenen 35.000,00TL parayı iade ettiği bu şekilde

sanıkların üzerine atılı kişinin algılama yeteneğinin zayıflığından yararlanmak suretiyle nitelikli dolandırıcılık suçunu işledikleri iddia olunan somut olayda;
1- Sanık … hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Katılan beyanı, sanık savunması, tanıklar beyanı ve tüm dosya kapsamına göre; katılanın evleneceği kişiye …’daki evini vereceği yönündeki iradesi konusunda bilgi sahibi olan sanığın, diğer sanık … ile fikir ve irade birliği içerisinde hareket ederek, katılanı dolandırmak maksadıyla sanık …’nin bir başkasıyla evli olduğunu da gizlemek suretiyle katılanı ölünceye kadar bakma vaadiyle aldattıkları, bu aldatmanın katılanın içinde bulunduğu algılama yeteneğinin zayıflığından yararlanmak suretiyle gerçekleştiği, ardından katılandan bu suretle aldıkları evi hemen devretmeye çalıştıkları hususları birlikte değerlendirildiğinde, sanığın eyleminin sabit olduğu gerekçesine dayanan mahkemenin kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın; beraatine karar verilmesi gerekirken, eksik soruşturma ile usul ve yasaya aykırı olarak mahkumiyetine hükmedildiğine ilişkin ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
2- Sanık … hakkında yapılan temyiz incelemesinde;
Sanık …’in hüküm tarihinden sonra 21/06/2018 tarihinde vefat ettiğinin UYAP’tan temin edilen nüfus kaydından anlaşılması karşısında; sanık … hakkında açılan kamu davasının 5237 sayılı TCK’nın 64/1. maddesi uyarınca düşürülmesine karar verilip verilmeyeceğinin mahkemesince değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca sair hususlar incelenmeksizin BOZULMASINA, 03.06.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.