YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/34676
KARAR NO : 2017/25978
KARAR TARİHİ : 05.12.2017
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : TCK 158/1-j-son, 62, 52, 53 ve CMK 326/son maddeleri gereğince mahkumiyet
Nitelikli dolandırıcılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık …’ın talimat ile Gökçebey Asliye Ceza Mahkemesi’nde alınan savunmasında, sanık müdafii olarak avukat …’in duruşmaya katıldığının anlaşılması ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 11. maddesi gereğince “vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligatın vekile yapılması gerektiği” hükmü de dikkate alındığında, hükmün sanık … müdafiinin yokluğunda verildiği ve sanık … müdafiine de karara ilişkin her hangi bir tebligat yapılmaması karşısında, hükmün sanık … müdafii tarafından öğrenme üzerine ve temyizin de süresinde yapıldığı değerlendirilerek yapılan incelemede,
Sanık …’ın ekonomik sıkıntıya girmesi nedeniyle yeğeni olan temyiz kapsamı dışında bulunan diğer sanık …’dan yardım istediği, …’un da kendisine bir senet getirmesi halinde bu senedi teminat amaçlı bankaya verip para temin edebileceğini söylemesi üzerine, sanık …’ın yanında çalışan katılan …’i borçlu göstererek, alacaklısı … olan 5.000 TL bedelli senedi sahte olarak düzenleyip …’a verdiği, …’un da suça konu senedi Yapı Kredi Bankası … şubesine teminat olarak vererek banka ile imzaladığı genel kredi sözleşmesine istinaden kredi çektiği, kredi borcunun ödenmemesi üzerine banka tarafından senedin icra takibine konulduğu, senette borçlu olarak görünen katılanın imzaya ve borca itirazı üzerine senette borçlu adına atılmış imzanın katılana ait olmadığının tespit edildiği, sanığın bu surette nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediği kabul olunan somut olayda,
Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Bozmaya konu edilen 09/12/2011 tarih ve 2011/135 E. – 242 K. sayılı ilk hükmün yalnızca sanık tarafından temyiz edildiği de dikkate alınarak, 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi gereğince kazanılmış haklarının korunması gerektiği belirtilmesine rağmen, ilk hükümde sanık hakkında 9.166 TL adli para cezasına hükmolunmasına rağmen, bu husus gözetilmeden, 9.168 TL adli para cezasına hükmedilmek suretiyle fazla ceza tayin edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı hükmün bu nedenlerle 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak, yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu hususta, aynı kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, anılan maddenin verdiği yetkiye istinaden hüküm fıkrasının 5. bendinde yer alan “9.168 TL” nin çıkartılarak yerine “9.166 TL” yazılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 05/12/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.