YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/35509
KARAR NO : 2021/6483
KARAR TARİHİ : 02.06.2021
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Tacir veya şirket yöneticileri ile kooperatif yöneticilerinin dolandırıcılığı
Nitelikli dolandırıcılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm katılan vekili ve sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Karar başlığında 2008 olarak belirtilen suç tarihinin, suça konu dairenin bir başka kişiye satışının yapıldığı 19/12/2007 tarihi olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
…Mimarlık Mühendislik Ltd. Şti. adına hareket eden sanığın, aralarında yaptıkları sözleşme ile katılana satışını yaptığı daireyi, satıştan kaynaklanan alacağının tamamını tahsil edemediği gerekçesi ile bir başkasına sattığı, katılandan olan alacağının tahsili için yasal yollara başvurmak yerine, suça konu dairenin satışı nedeniyle katılandan tahsil ettiği parayı iade etmeden, katılanın bilgi ve rızası dışında daireyi bir başka şahsa satmak suretiyle üzerine atılı suçu işlediği iddia ve kabul olunan olayda; sanık savunmaları, katılan ve tanık beyanları, tapu kayıtları ile dosya kapsamına göre sanığın üzerine atılı suçu işlediğine yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanığın katılanın zararını giderme isteği olduğu ve katılan anlaşma yoluna gitmediği için zararı gidermemesi nedeniyle sanık hakkında TCK’nın 168. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümleri uygulanmış ise de, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 30/04/2013 tarih ve 2012/6-1524-2013/152 sayılı kararı da gözetilerek, sanığın ödeme yapabilmesi için tevdii mahalli tayin edilip, katılanın zararını tevdi mahalline yatırması halinde hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekili ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanun’un 8/1 maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 02/06/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.