YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/3568
KARAR NO : 2017/22970
KARAR TARİHİ : 13.11.2017
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : Beraat
Görevi kötüye kullanma suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın, İstanbul barosuna kayıtlı avukat olduğu, katılanın, … San. Ltd. Şti. temsilcisi olarak sanığı vekil tayin ettiği, sanığın, Kadıköy 3. Ticaret Mahkemesi’nden iade edilen 3.000 TL parayı 10/04/2007 tarihinde tahsil etmesine rağmen katılana iade etmeyerek uhdesinde tuttuğu, Kadıköy 4. İcra Müdürlüğü’nden 01/06/2007 tarihinde tahsilat yapmasına rağmen tahsil ettiği paradan 14.822.86 TL parayı uhdesinde tuttuğu, sanığa Sivas’ta dava açması için 01/06/2007 tarihinde 15.000 TL parayı katılandan almasına rağmen, 13/11/2007 tarihine kadar dava açmayarak uhdesinde tuttuğu, bu şekilde sanığın görevi kötüye kullanma suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda,
Sanığın, katılan şirketten alacağı olduğunu, bu nedenle hapis hakkını kullanarak katılana ödeme yapmadığını belirttiği dikkate alınarak, gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde ortaya çıkarılması açısından; sanıkla katılan arasındaki vekalet ilişkisinin hangi tarihte başladığı ve bu tarihten sonra sanığın katılan adına hangi işleri takip ettiğinin araştırılması, bu ilişki kapsamında takip edilen dosyaların ilgili mahkeme veya dairelerden getirtilerek incelenmesi, onaylı suretlerinin dosyaya konulması, sanığın yeniden dinlenerek, katılandaki alacağının hangi hukuksal ilişkiye dayandığının sorulması, bu alacağa dair belge veya tutanakların istenerek dosyaya konulması, taraflar arasındaki ödeme veya masraflara dair belgeler ile mahkeme veya dairelerde yapılan masraflara ilişkin belgelerin istenerek dosyaya konulması, taraflar arasında geçerli bir ibra olup olmadığının araştırılması, dayanak belgelerin istenerek dosyaya konulması, taraflar arasında devam eden hukuk davası dosyalarının getirtilerek incelenmesi, onaylı suretlerinin dosyaya konulması, bütün delillerin toplanmasından sonra dosyanın, içinde mali müşavir, muhasebeci ve icra hukukçusunun da bulunduğu bilirkişi kuruluna tevdii edilerek, sanığın, hangi tahsilatları yaptığı, katılandan ne kadar para aldığı, bunları hangi tarihte katılana vermesi gerektiği, tahsilat ve reddiyatlara ilişkin belgelerin neler olduğu, sanığın, katılandan hangi hukuksal ilişkiye dayanarak alacağı bulunduğu, bu alacağın ne kadar olduğu, yapılan masraflar düşüldükten sonra, sanığın katılana ödemesi gereken para bulunup bulunmadığı, buna göre sanığın eylemi nedeniyle katılanın zararının ne kadar olduğunun kesin olarak belirlenmesinden sonra, sanığın eyleminin, TCK’nın 155/2. maddesi kapsamında zincirleme şekilde hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturup oluşturmadığının karar yerinde tartışılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdirinin gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ve yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de; gerekçeli karar başlığında, 13/11/2007 olan suç tarihi yerine 01/01/2005 tarihi yazılması,
Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca, hükmün BOZULMASINA, 13/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.