Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2017/35775 E. 2021/6265 K. 31.05.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/35775
KARAR NO : 2021/6265
KARAR TARİHİ : 31.05.2021

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : 1-TCK’nın 158/1-d, 62, 52/2, 52/4, 53, 63. maddeleri uyarınca mahkumiyet,
2-TCK’nın 204/1, 43/1, 62, 53, 58, 63 maddeleri uyarınca mahkumiyet,

Nitelikli dolandırıcılık ve zincirleme şekilde resmi belgede sahtecilik suçlarından sanığın mahkumiyetine ilişkin hükümler, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın, …’e ait kimlik bilgilerini kullanarak sahte bir nüfus cüzdanı oluşturduğu, bu nüfus cüzdanı ile 23/11/2010 tarihinde Societe Generale Bankası’nın… Şubesi’ne başvurarak 10.000 TL kredi talep ettiği, sahte kredi sözleşmesini de aynı isimle imzaladığı ve kredi borcunu ödemediği, aynı sahte nüfus cüzdanıyla bu kez, 26/11/2010 tarihinde … adına Turkcell Şirketi’ne ait bir bayiiden dört adet telefon hattı aldığı, abonelik sözleşmelerini de … adına yaptığı ve fatura bedellerini ödemediği, böylece sanığın sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarını işlediğinin iddia edildiği, sanığın Societe Generale Bankası’na yönelik eylemi nedeniyle tahsil edilmemesi gereken kredinin açılmasını sağlamak amacıyla dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet hükmünün Dairemizin 30/05/2016 tarih, 2014/1301 Esas, 2016/5467 Karar saylı ilamı ile onanmasına karar verilerek kesinleştiği olayda;
1-Sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin temyiz incelemesinde;
Sanık savunması, katılan beyanı, kredi sözleşmesi ve ekleri, Turkcell şirketi yazıları, expertiz raporları ile dosya kapsamına göre sanığın atılı suçu işlediği gerekçesiyle mahkumiyetine ilişkin mahkemenin kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanık müdafiinin, savunma hakkının kısıtlandığına, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA,

2-Sanık hakkında kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin temyiz incelemesinde;
Sanık savunması, katılan beyanı, kredi sözleşmesi ve ekleri, Turkcell şirketi yazıları, expertiz raporları ile dosya kapsamına göre sanığın atılı suçu işlediği gerekçesiyle mahkumiyetine ilişkin mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Adli sicil kaydına göre tekerrüre esas sabıkası bulunan sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan TCK’nın 58. maddesi gereği tekerrür hükümleri uygulandığı halde nitelikli dolandırıcılık suçu yönünden tekerrür hükümlerinin uygulanmaması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanık müdafiinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Bozma öncesi sanığın 2 yıl 5 ay 5 gün hapis ve 3.750 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, bu hükmün sanık tarafından temyiz edildiği dikkate alınarak, ceza miktarına ilişkin bu hususun CMUK’un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hak teşkil ettiği halde bozma ilamından sonra yapılan yargılama sonunda sanık hakkında fazla ceza tayini suretiyle kazanılmış hak ilkesinin ihlal edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak, yeniden yargılanmayı gerektirmeyen bu hususta, aynı kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan hüküm fıkrasına “CMUK’nın 326.maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkı dikkate alınarak verilen cezanın 2 yıl 5 ay 5 gün hapis ve 3.750 TL adli para cezası olarak infazına” cümlesinin eklenmesi suretiyle, hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 31/05/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.