Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2017/37021 E. 2017/26601 K. 11.12.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/37021
KARAR NO : 2017/26601
KARAR TARİHİ : 11.12.2017

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ :Nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs (değişen suç vasfına göre dolandırıcılık), resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM :1-Sanık …; nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından beraat (ayrı ayrı)
2-Sanık … hakkında;
a-TCK’nın 204/1, 62, 53. maddeleri gereğince mahkumiyet
b-TCK’nın 157/1, 62, 52/2, 51. maddeleri gereğince mahkumiyet
3-Sanık … hakkında;
a-Resmi belgede sahtecilik suçundan, hükmün açıklanmasının geri bırakılması
b-TCK’nın 157/1, 62, 52/2, 51. maddeleri gereğince mahkumiyet

Nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından sanık … hakkında verilen beraat hükümleri, aynı suçlardan sanık … hakkında verilen mahkumiyet hükümleri, dolandırıcılık suçundan sanık … hakkında verilen mahkumiyet hükmü ile aynı sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanıklar … ve …’in, sanık …’den bir araç satın alırken, kendilerinin borçlu ve katılanın da kefil olduğu senetleri sanık …’e verdikleri, katılan yerine de başka bir kişiyi yanında bulundurdukları, söz konusu senet borçlarının ödenmemesi üzerine sanık …’in icra takibine geçtiği, senette kefil olan katılan …’ın imzaya ve borca itiraz ederek, sanıkları tanımadığını ve bu senetleri imzalamadığını de belirttiği, yapılan incelemede, suça konu senetlerdeki imzaların katılana ait olmadığının belirlendiği, böylece sanıkların katılan adına sahte imza atıp icra takibi başlatmak suretiyle nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediklerinin iddia edildiği olayda,
1-Sanık … hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına yönelik temyiz incelemesinde;
5271 sayılı CMK’nın 231.maddesine göre verilen ve davayı sonuçlandırıcı nitelikte olmayan “hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına” ilişkin karara karşı aynı Kanun’un 231/12. maddesine göre itiraz yolu açık olup temyiz olanağı bulunmadığından 5271 sayılı CMK’ nın 264. maddesi uyarınca kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunda merciin belirlenmesinde yanılma, başvuran katılan vekilinin haklarını ortadan kaldırmayacağından temyiz dilekçesinin itiraz dilekçesi olarak kabulü ile görevli ve yetkili ilk derece mahkemesince itiraz konusunda inceleme yapılması için, dosyanın incelenmeksizin iade edilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na TEVDİİNE,
2-Sanık … hakkında resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından verilen beraat hükümlerine yönelik temyiz incelemesinde;
Sanığın, suça konu senetlerin sahte olduğunu bilmediği, diğer sanıklar tarafından sahte olarak düzenlenen senetleri sattığı araç karşılığında aldığı ve senet bedellerinin ödenmemesi üzerine de icra takibine geçtiği, hakkında mahkumiyet hükümleri verilen sanıklarla eylem ve fikir birliği içinde hareket ettiğinin ispatlanamadığı, dosya kapsamına göre, adı geçen sanığın aslında olayın mağduru olduğu anlaşılmakla bu gerekçelere dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Yapılan yargılama sonunda, yüklenen suçun unsurlarının oluşmadığı gerekçe gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekilinin, beraat hükümlerinin kanuna aykırı olduğuna ve eylemlerin suç teşkil ettiğine ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
3-Sanık … hakkında hakkında resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından, sanık … hakkında dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz incelemesinde;
Sanık, katılan ve tanık beyanları, icra dosyası, bilirkişi raporu ile dosya kapsamına göre, suçların sanıklar tarafından işlendiği sabit olmakla bu gerekçelere dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; katılan vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1136 sayılı Kanun’un 168. ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 13.maddesinin 1. fıkrası uyarınca, mahkumiyet kararı verilmesi halinde, kendisini vekille temsil ettiren katılan lehine maktu avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup, hükümlerin bu nedenlerle 5320 sayılı Kanun’un 8.maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, fakat, bu aykırılığın yeniden yargılama yapılmaksızın aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkralarına “katılanın kendisini vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre belirlenen 2.000 TL vekalet ücretinin sanıklardan alınarak katılana verilmesi” fıkrasının eklenmesi suretiyle 5320 sayılı Kanun’un 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesi uyarınca hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 11/12/2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.