YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/37102
KARAR NO : 2021/5188
KARAR TARİHİ : 17.05.2021
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : TCK’nın 204/1, 62, 53/1-3, 58/6, 158/1-f son, 168/1, 62, 52/2-4, 53/1-3, 58/6 maddeleri gereğince mahkumiyet
Nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından sanığın mahkumiyetine ilişkin hükümler sanık müdafi tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın, 23.500 TL bedelli olup tamamen sahte tanzim edilmiş çeki ele geçirdikten sonra mağdur …’a vererek karşılığında araç satın almak suretiyle nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediğinin iddia edildiği olayda;
Sanığın ifadesinde, çeki ticari alışveriş karşılığında aldığını ve sahte olduğunu bilmeden kullandığını beyan etmesi ile sanığın çeki vererek karşılığında araç aldığı mağdur …’ın ise ifadesinde, sanık ile on yıllık tanışıklığı ve ticari alışverişleri olduğunu, araç satarken sanığın çek vermek istemesi üzerine, kendisine “çek vermene gerek yok, ben sana güveniyorum” dediğini ancak sanığın ısrarı sonucu çeki aldığını, bankadan sorduğunda çekin sağlam olduğunu söylediklerini, çekin sahte çıkması üzerine ise çek bedelinin kendisine ödendiğini, sahte olduğunu bilse idi sanığın bu çeki kendisine vermeyeceğini ve şikayetinin olmadığını beyan etmesi karşısında, sanığın nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik kastı ile hareket etmediği anlaşılmakla, sanık hakkında üzerine atılı suçlardan CMK’nın 223/2-c maddesi gereğince kasıt yokluğundan beraat hükmü kurulması gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde mahkumiyet hükümleri kurulması,
Kabule göre de;
Suça konu çek fotokopisinin incelenmesinde; çek üzerinde keşide yerinin yazılı olmadığının anlaşıldığı, kambiyo senetlerinde yapılan sahteciliğin, resmi belgede yapılmış sayılabilmesi için ilgili kambiyo senedinin Türk Ticaret Kanununda öngörülen bütün unsurlarını taşıması gerekli olup, 6102 sayılı TTK’nın 780 maddesi gereğince çeklerde bulunması zorunlu olan keşide yerinin bir duraksamaya meydan vermeyecek biçimde açık ve anlaşılır olması gerektiği, aynı Kanun’un 781 maddesine göre ise, keşide yeri gösterilmemiş olan çekin, keşidecinin ad ve soyadı yanında yazılı olan yerde keşide edilmiş sayılacağı hükmü de dikkate alınarak, suça konu çekte keşide yeri ve keşidecinin ad ve soyadı altında da bir yer bulunmadığı, bu nedenle unsurları bulunmayan suça konu çekin özel belge niteliğinde bulunduğunun anlaşılması karşısında; sanığın eyleminin özel belgede sahtecilik suçunu oluşturacağı gözetilmeksizin suç vasıfında hataya düşmek suretiyle resmi belgede sahtecilik suçundan hüküm kurulması,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca, hükmün BOZULMASINA, 17/05/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.