YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/4127
KARAR NO : 2017/20652
KARAR TARİHİ : 18.10.2017
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma, hakaret, tehdit
HÜKÜM : 1-Sanık … hakkında “hakaret ve tehdit” suçlarından; beraat
2-Sanık … hakkında; TCK.nun 155/2, 62/1, 52/2, 52/4, 51, 51/3. maddeleri uyarınca mahkumiyet
Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan sanık …’in mahkumiyetine ilişkin hüküm ile hakaret ve tehdit suçlarından sanık …’ın beraatına ilişkin hükümler, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanıklar, katılan ve tanık …’ün birlikte… Psiko-teknik sağlık şirketinin ortakları oldukları, aralarında anlaşmak suretiyle sanık …’nın 3 yıl süre ile şirket müdürü olarak atadıkları, şirketin tüm işlemleri sanık tarafından yürütüldüğü, diğer sanığın münferiden ortak olduğu ve şirket idaresinde bir görevinin bulunmadığı, şirket ortaklarının şirketin finansal tablolarını yazılı olarak talep etmelerine karşılık bunun yerine getirilmediği ve evrakların denetlenmesine olanak sağlanmadığı, sanık …’nın şirket bilgisayarlarını kapatarak denetimden kaçınmak suretiyle hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediği, ayrıca suç tarihinde kocası olan sanık …’in şirket ortaklarından katılan …’ya ” bir daha gelirseniz gününüzü görürsünüz, size ve ailenize zarar veririm, sinkaf ederim” şeklinde sözler sarf etmek suretiyle hakaret ve tehdit suçlarını işlediği iddia edilen olayda:
1-Sanık … hakkında verilen beraat hükmüne yönelik yapılan temyiz incelemesinde;
Sanığın savunması, katılan beyanı, tanık anlatımları ve dosya kapsamına göre sanık …’in katılan …’ya yönelik atılı suçları işlediğine yönelik her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden sanığın beraatına yönelik mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre katılan vekilinin suçun sübuta erdiğine ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA,
2-Sanık … hakkında verilen mahkumiyet hükmüne yönelik yapılan temyiz incelemesinde;
Sanığın şirket borçlarını ödediğine yönelik “sanığın 331.01. ortaklara borçlar hesabından şirket adına 40.144.TL ödeme yaptığı ve şirketten 2011 yılı sonu itibariyle 40.141.TL alacaklı olduğu” savunmasını destekler görüş karşısında; gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti bakımından, öncelikle şirket defter ve kayıtlarının incelenerek “331.01. ortaklara borçlar hesabında” sanığın yaptığı ödemeler olup olmadığı, böyle bir ödemenin varlığı halinde, alacak-borç durumuna göre sanığın şirket hesabından uhdesine para geçirip geçirmediğinin tespitine yönelik bilirkişi raporu aldırılması ve toplanan tüm delillerin sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdirinin gerektiği gözetilmeden eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm verilmesi,
Kabule göre de;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19.06.2007 tarih ve 2007/10-108 E.,2007/152 K. sayılı ilamında da belirtildiği gibi yasa koyucunun ayrıca adli para cezası öngördüğü suçlarda, hapis cezasının alt sınırdan tayini halinde mutlak surette adli para cezasının da alt sınırdan tayini gerektiği yönünde bir zorunluluk bulunmamakta ise de, yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin adli para cezasının alt sınırın üzerinde 120 gün olarak tayin edilmesi,
Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca, hükmün BOZULMASINA, 18.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.