Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2017/438 E. 2017/23988 K. 21.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/438
KARAR NO : 2017/23988
KARAR TARİHİ : 21.11.2017

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat

Sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen beraat hükmü katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık …’in … Ticaret Ltd Şirketinin ortağı ve müdürü olduğu ve resmi kurumlara akaryakıt sattığı, katılan … Şubesine 6 ton kalyak tabir edilen yakıtın satımı hususunda banka müdürü tanık … ile anlaştıkları, 18.10.2011 tarihinde sanığın taahhüt ettiği kalyak’ı boşalttığı, ancak 9.840 kg kalyak boşalttığını söyleyerek buna ilişkin kantar fişini banka görevlisine ibraz ettiği, katılan banka müdürünün depoya boşaltılan 9.840 kg yakıtın bedelini ödemediği ve sanık ile görüşerek depoya fazladan boşalttığı 4 ton yakıtı geri çekmesini istediği ve 6 ton yakıt karşılığı 16.213,20 TL bedeli sanığa ödediği, 23.10.2011 tarihinde sanığın banka şubesine gelerek depodan anlaşma harici doldurulan yakıt miktarı olan 4.020 kg yakıtını çektiği, bir müddet sonra kaloriferlerin yakıldığı ancak bir saat yandıktan sonra sistemin arıza vermeye başladığı, arızanın sebebini anlamak için gelen tamircinin “sizin deponuzda yakıt yok dipte tortu var, bu tortu memeleri tıkıyor” demesi üzerine deponun kontrol edildiği, yakıtın olmadığının tespit ettiği, bunun üzerine yakıt tankının ebatlarının ölçüldüğü, tankın kapasitesinin 7.920 kg olduğunu, ayrıca tankın içinde 23 cm yüksekliğinde çamur kıvamında yoğun tortu bulunduğunu bu tortunun da 1.380 kg’lik yer kapladığını bu miktarı tankın kapasitesinden çıkarttığında, tankın alabileceği maksimum yakıt miktarının 6.540 kg olduğunu, dolayısıyla sanığın ilk boşalttığında yakıt tankına 9840 kg yakıt boşaltmadığını, yaklaşık 6 ton kalyak boşalttığı, bilahare de itirazı üzerine boşalttığı yakıtın bir miktarını da geri aldığı, bu şekilde üzerine atılı suçu işlediğinin iddia edildiği olayda, dosya kapsamına göre taraflar arasındaki anlaşmazlığın hukuki itilaf kapsamında kaldığı anlaşılmakla sanık hakkında verilen beraat hükmünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılama sonunda, sanığa yüklenen suçun unsurları itibariyle oluşmadığı gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekilinin atılı suçun sübut bulduğuna yönelik temyiz itirazının reddi ile hükmün ONANMASINA, 21/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.