Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2017/4459 E. 2019/1510 K. 28.02.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/4459
KARAR NO : 2019/1510
KARAR TARİHİ : 28.02.2019

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık,Özel belgede sahtecilik
HÜKÜM : 1-TCK’nın 207/1,62 ve 51/1-3 maddeleri uyarınca mahkumiyet
2-TCK’nın 157/1,62,52/2 ve 51/1-3 maddeleri uyarınca mahkumiyet

Dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçlarından sanığın mahkumiyetlerine ilişkin hükümler, O yer Cumhuriyet Savcısı tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü,
Sanığın, katılanın kimlik bilgilerini kullanarak katılan adına telefon hattı çıkartıp, fatura borçlarını ödemeden bu hattı kullanarak haksız menfaat elde ettiği, bu suretle sanığın dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçlarını işlediğinin iddia ve kabul olunan somut olayda;
Sanığın, suça konu telefon hattına ilişkin abonelik sözleşmesinin tanzimi sırasında, kamu kurumu niteliğindeki Nüfus Müdürlüğü’nün maddi varlıklarından olan katılana ait nüfus cüzdanı fotokopisi ile Emniyet Müdürlüğü Trafik Tescil Büro Amirliği’nin maddi varlıklarından sayılan motorlu araç tescil belgesi fotokopisini kullandığının ilgili abonelik sözleşmesinden anlaşılması karşısında, sanığın eylemlerinin TCK’nın 158/1-d maddesinde düzenlenen kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık ile aynı kanunun 207/1. maddesindeki özel belgede sahtecilik ya da 19.02.2014 tarih ve 28918 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 6518 sayılı Kanunun 104 ve 105. maddeleri ile değişik 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun 63. maddesinin 10. fıkrası ile yaptırıma bağlanan 56/4. fıkrasına muhalefet suçlarını oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delilleri takdir ve değerlendirmek görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş olup, O yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca sair hususlar incelenmeksizin BOZULMASINA, CMK’nın 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı yönünden kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, 28/02/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.