YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/4875
KARAR NO : 2017/21721
KARAR TARİHİ : 30.10.2017
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : TCK’nın 157/1, 62/1, 52/2, 53 maddeleri uyarınca mahkumiyet (ayrı ayrı 4 kez)
Dolandırıcılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hükümler, sanık müdafi tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık hakkında; mağdur …’ya yönelik eylemi nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan kamu davası açılmasına rağmen bu iddia ile ilgili olarak sanık hakkında hüküm kurulmadığı anlaşılmakla, bu eksikliğin zamanaşımı süresi içerisinde ele alınıp tamamlanması mümkün görülmüştür.
Halen geçerliliğini sürdüren 10/06/1942 gün 26-16 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu Kararı ile Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 09.05.2017 gün ve 2014/469 Esas 2017/260 sayılı kararında da vurgulandığı üzere, merci tayini kararları kesin olup, tekrar değerlendirme konusu yapılamayacağı, somut olaya ilişkin yapılan yargılama sırasında da, Gebze Ağır Ceza Mahkemesi ile Gebze 5. Asliye Ceza Mahkemesi arasında çıkan görev uyuşmazlığı sonucunda, Yargıtay 5. Ceza Dairesi’nin 30/04/2012 tarih ve 2012/5419-4566 sayılı ilamıyla Gebze 5. Asliye Ceza Mahkemesi’nin görevsizlik kararının kaldırılmasına karar verildiği belirlendiğinden, bu kapsamda yapılan incelemede;
Sanığın, www.sahibinden.com isimli internet sitesine kendisine ait olmayan veya satılması için kendisine yetki verilmeyen hayali, değişik model ve markada araçların resimlerini koymak suretiyle satışa çıkardığı, bu şekilde yüz yüze görüşmeden iletişime geçtiği katılanlardan , çeşitli miktarlarda para istediği ve katılanları bu bedelleri sanığın bildirdiği hesaba göndermeleri suretiyle sanığın atılı suçları işlediğinin iddia edildiği olayda;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sair temyiz itirazlarının reddine; ancak,
Sanığın, internet sitesine ilan vermek suretiyle eylemlerini gerçekleştirmesi karşısında; eyleminin TCK’nın 158/1-f maddesinde düzenlenen bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu oluşturduğu gözetilmeksizin suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu nedenle 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı kanunun 326/son maddesi gereğince ceza miktarı bakımından kazanılmış hakkın gözetilmesine, 30/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.