Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2017/753 E. 2017/19230 K. 02.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/753
KARAR NO : 2017/19230
KARAR TARİHİ : 02.10.2017

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, başkasına ait kimlik bilgilerinin kullanılması suretiyle iftira
HÜKÜM : 1-TCK 157/1, 35, 52, 53, 58 maddeleri gereği mahkumiyet
2-TCK 268 delaletiyle 267/1, 53, 58 maddeleri gereği mahkumiyet

Dolandırıcılık ve başkasına ait kimlik bilgilerinin kullanılması suretiyle iftira suçlarından sanığın mahkumiyetine ilişkin hükümler sanık tarafından, vekalet ücreti yönünden de katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın … Alışveriş Merkezine geldiği ve buradan 35 koli 50 CC’lik biralardan alarak aracına yüklediği, daha sonra tekrar markete gelerek market arabasına 35 koli 50 CC bira yükleyip kasaya gelerek değiştirip yerine depozitolu 4’lü şişe almak istediğini söylediği, ancak sanığın bu malzemeleri dışarıdan değil marketten aldığının anlaşılması üzerine güvenlik görevlilerince yakalanıp polise teslim edildiği, burada kimliği hakkında yalan beyanda bulunarak kardeşi …’in kimlik bilgilerini vermek suretiyle ifade verdiği, üzerinde kimlik bulunmadığından dolayı emniyet birimlerince … hakkında işlem yapılarak soruşturma evrakının Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderilmesinin ardından …’in dolandırıcılığa teşebbüs suçundan cezalandırılması için kamu davası açıldığı, yargılama sırasında toplanan delillerin değerlendirilmesi sonucu suçu işleyen ve polis karakoluna … ismiyle ifade veren kişinin sanık olduğunun anlaşılması üzerine Bursa 11.Asliye Ceza Mahkemesince …’in beraatine karar verildiği, sanık savunması, katılan beyanı ve tüm dosya kapsamından anlaşılmış olup, sanığın dolandırıcılık ve başkasına ait kimlik bilgilerinin kullanılması suretiyle iftira suçlarını işlediğinin sabit olduğu gerekçesine dayanan mahkemenin mahkumiyet hükümlerinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık hakkında verilen kararın bozulması gerektiği yönündeki ve diğer yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine ancak;
Katılan vekilinin vekalet ücreti yönünden temyiz talebinin kabulü ile, 1136 sayılı Kanun’un 168. ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/1 maddesi uyarınca, sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmesi halinde, kamu davasına katılma dilekçesi veren ve katılan sıfatı alan vekilin duruşmalarda hazır bulunmasa dahi, karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre katılan lehine sanık aleyhine vekalet ücreti takdiri yerine yazılı şekilde “dilekçe yazım ücretine” hükmedilmesi,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenlerle 5320 sayılı Kanunun 8.maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak, yeniden yargılanmayı gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden; hüküm fıkrasından “220,00 TL” ve “dilekçe yazım ücreti” ibarelerinin tamamen çıkarılarak yerine, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre “1.320.TL vekalet ücretinin sanıktan alınarak katılan …’ ye verilmesine” ibarelerinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 02/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.