YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/9253
KARAR NO : 2017/19782
KARAR TARİHİ : 09.10.2017
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : TCK’nun 158/1-f, 35, 62/1, 52/2-4, 53. maddeleri gereğince mahkumiyet
Nitelikli dolandırıcılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafi tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1)Yargıtay 23.Ceza Dairesi’nin 07/09/2015 tarih ve 2015/2401 esas, 2015/3749 karar nolu bozma ilamında dolandırıcılık suçunda katılan olması gerekirken tanık olarak dinlenen …’nun suçun mağduru olduğu ve şikayetinin bulunduğu hususunun gözetilmemesi nedeniyle bozma kararı verildiği halde, bozma ilamı uyarınca, adı geçen …’na bozma ilamı ve duruşma günü tebliğ edilip, şikayet ve delillerinin nelerden ibaret olduğu, davaya katılmak isteyip istemediği sorulmadan yargılamaya devam edilerek eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,
2)Sanığın suça konu sahte çeki …’na emlak ofisini devralmak konusundaki anlaşmaya istinaden verdiği ancak işyeri devrinin gerçekleşmediği bu itibarla sanığın suçtan elde ettiği bir menfaatin bulunmadığı, tanık … ve katılan beyanlarından anlaşılmakla eylemlerinin teşebbüs aşamasında kaldığı gözetilerek bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada, sanığa usulüne uygun bozma ilamı ile duruşma günü tebliğ edildiği sanığın müdafii tayin edeceğinden duruşmanın ertelenmesi talebinde bulunduğu, sanık müdafiinin de 22.12.2015 tarihli oturumda hazır bulunmayacağına dair mazeret dilekçesi vermiş olduğu, sanık hakkında UYAP kayıtlarında yapılan incelemede 18/12/2015 tarihinden itibaren Maltepe Açık Ceza ve İnfaz Kurumu’nda hükümlü olarak bulunduğu anlaşılmakla; sanığın cezaevinden celp edilerek bozmaya karşı diyecekleri sorulmadan ve sanık müdafiinin mazereti konusunda bir karar verilmeksizin yokluklarında karar verilmek suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca hükmün isteme uygun olarak BOZULMASINA, 09/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.