YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/987
KARAR NO : 2017/20122
KARAR TARİHİ : 11.10.2017
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : TCK’nın 155/2, 62 ve 53/1. maddeleri gereğince
mahkumiyet
Sanığın hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık ve katılanın aynı köyden oldukları ve önceden tanıştıkları, sanığın, katılanın sigortalı sayılmayan çalışmalarını saydırarak emeklilik işlemlerini halledeceğini vaad etmek suretiyle katılandan 8.000 TL aldığı; ancak, emeklilik işlemlerini halletmediği gibi parayı da iade etmediği şeklindeki olayda;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanığın, olayın hukuki ihtilaf mahiyetinde olduğuna ilişkin sair temyiz itirazlarının reddine; ancak;
UYAP üzerinden yapılan sorgulamada, sanık hakkında benzer şekilde, emeklilik işlemlerini halledeceğini söyleyerek farklı kişilerden para alıp, işlemleri halletmediği ve paraları da iade etmediği iddiasıyla açılan ve hakkında mahkumiyet hükümleri verilen bir çok davanın bulunduğu, sanığın para aldığı hiçbir mağdurun emeklilik işlemleriyle ilgili bir girişiminin olmadığı ve çeşitli bahanelerle aldığı paraları iade etmekten kaçındığı anlaşılmakla; sanığın, benzer yöntemler kullanmak suretiyle baştan itibaren dolandırıcılık kastıyla hareket ettiğinin kabulü ile eyleminin 6763 sayılı Kanun’un 31. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 253 ve 254 maddeleri gereğince uzlaşma kapsamındaki TCK’nın 157/1. maddesinde düzenlenen “basit dolandırıcılık” suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülmek suretiyle yazılı şekilde hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan hüküm kurulması,
Kabule göre de;
TCK’nın 155/2. maddesi gereğince sanık hakkında hürriyeti bağlayıcı ceza ile birlikte adli para cezasına da hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde sadece hapis cezasına hükmolunması,
Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı Kanunun 326/son maddesi gereğince sanığın kazanılmış hakkının gözetilmesine, 11/10/2017 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.