Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2018/5881 E. 2020/4456 K. 03.06.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/5881
KARAR NO : 2020/4456
KARAR TARİHİ : 03.06.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : TCK’nın 155/1, 62, 52/2, 50/1-a ve 52/2-4. maddeleri
gereğince mahkumiyet

Sanığın güveni kötüye kullanma suçundan mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığa atılı güveni kötüye kullanma suçunun 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. ve 254. maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaşma bürosuna tevdii edildiği ancak; uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenerek yapılan incelemede;
Sanık ile katılanın aynı apartmanda ikamet ettikleri, katılanın, kendisine ait olan oturma grubu ve sandalyeden oluşan ev eşyalarını apartmandaki depoya koyduğu ve deponun anahtarını aynı zamanda apartman yöneticisi olan sanığa verip yazlıktan dönünceye kadar eşyaları muhafaza etmesini istediği; ancak, sanığın bu eşyaları üçüncü bir kişiye vermek suretiyle atılı suçu işlediği iddia edilen olayda;
Sanığın savunmalarında, yöneticiliğini yaptığı apartmanın deposunda sağlık ve yangın tehlikesi arz eden hurda eşyalar bulunduğunu, bu eşyaların eskiciye verilmesi konusunda toplantıda karar alındığını, karar doğrultusunda eşyaların sahiplerince alınması için ilan asıldığını, buna rağmen depodan alınmayan tüm eşyaları eskiciye verdiğini beyan etmesi, bozma kararı doğrultusunda getirtilen apartman yönetim kurulu karar defterinde sanığın savunmasında belirttiği hususta karar alındığının saptanması, bozmadan önce dinlenen tanık beyanları ile de yönetim kurulunca alınan kararın apartman girişinde ilan edilmiş olduğunun belirlenmesi karşısında, sanığın suç işleme kastıyla hareket etmediği ve suçun yasal unsurlarının oluşmadığı anlaşılmakla; atılı suçtan beraatı yerine yazılı şekilde mahkumiyetine hükmolunması,
Kabule göre de;
1- Hapis cezası alt sınırdan tayin olunduğu halde, ayrıca yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden aynı gerekçeyle adli para cezasına esas alınması gereken tam gün sayısının alt sınırdan uzaklaşılarak tayini suretiyle çelişkiye düşülmesi,
2- Sanık hakkında TCK’nın 52/4. maddesi uygulanırken taksit aralıklarının hükümde gösterilmemesi,
3- Adli sicil kaydına göre, sanığın önceye ilişkin sabıka kaydı bulunmadığı ve sanık müdafiinin lehe hükümlerin uygulanmasını talep ettiği halde, “sanığın sabıka kaydından anlaşılan suç işleme eğilimi” şeklindeki dosya kapsamına uygun olmayan gerekçe ile cezanın ertelenmesine yer olmadığına karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 03/06/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.