YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/7527
KARAR NO : 2020/5823
KARAR TARİHİ : 16.06.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : TCK 157/1, 52/2, 53. maddeleri gereğince mahkumiyet
Dolandırıcılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, katılan vekili ve sanık tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü;
5271 sayılı CMK’nın 225. maddesi uyarınca hükmün konusunun, iddianamede gösterilen fiilden ibaret olduğu, iddianamade tavsifi yapılan dava ile bağlı kalınarak yargılamaya devam edilip karar verilmesi gerektiği anlaşılmakla sanığa atılı iddianameye konu eylemin iş bulma vaadiyle dolandırıcılık suçundan ibaret olması karşısında ayrıca evlendirme vaadiyle dolandırıcılık suçundan açılmış bir kamu davasının bulunmaması bu suç yönünden zamanaşımı süresi içerisinde kamu davası açılması olanaklı görülmüştür.
Sanığın, pazar yerinden tanıdığı olan ve iş arayan katılandan, …’ya işçi olarak götüreceğini söyleyerek 8000 TL almasına rağmen, katılanı …’ya işçi olarak götürmeyerek haksız menfaat temin etmek suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediği iddia olunan olayda,
Katılan ve tanık beyanları, sanığın savunması ile sanığın eyleminin uzlaştırma kapsamında kalması nedeniyle usulüne uygun olarak yapılan uzlaştırma işleminde; uzlaştırmanın gerçekleşmediğine dair rapor da göz önünde bulundurularak dosya kapsamına göre; sanığın baştan itibaren hileli hareketlerle haksız menfaat elde ettiği anlaşıldığından dolandırıcılık suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiş olup yukarıda belirtildiği üzere sanık hakkında iddianamede gösterilen eylemin iş bulma vaadiyle dolandırıcılık suçundan ibaret olması bu yönüyle sanığın katılandan bu suç bakımından birden fazla kez para aldığına dair kesin delil bulunmaması nedeniyle TCK’nın 43/1. maddesi gereğince zincirleme suç hükümlerinin uygulanmaması gerekçesiyle bozma isteyen tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekili ve sanığın sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanık hakkında hapis cezası alt sınırdan tayin olunduğu halde, ayrıca yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden aynı gerekçeyle adli para cezasına esas alınması gereken tam gün sayısının alt sınırdan uzaklaşılarak tayini suretiyle fazla ceza tayini,
Kanuna aykırı olup, katılan vekili ve sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASI, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususların aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından, adli para cezasına ilişkin sırasıyla ” 300 gün ” ve “6.000 TL” adli para cezası terimlerinin çıkarılarak yerine, sırasıyla ” 5 gün ” ve “ 100 TL” adli para cezası ibarelerinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 16/06/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.