YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/8189
KARAR NO : 2020/3186
KARAR TARİHİ : 03.03.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : TCK 157/1, 52, 53. maddeleri gereği mahkumiyet
Dolandırıcılık suçundan sanık hakkında verilen mahkumiyet hükmü katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Hükümden önce 05/08/2017 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7035 sayılı kanunun 21. maddesi ile 5271 sayılı CMK 291. maddesinin 1. fıkrasında düzenlenen ve Bölge Adliye Mahkemeleri’nin kararlarına karşı yedi gün olarak öngörülen temyiz süresinin on beş gün olarak değiştirildiği, ancak Bölge Adliye Mahkemeleri’nin faaliyete geçtiği 20/07/2016 tarihinden önce verilen ve Yargıtay incelemesinden geçen dosyalar hakkında 5320 sayılı kanunun 8. maddesi gereğince hüküm kesinleşinceye kadar 1412 sayılı CMUK 305 ila 326 maddelerinin uygulanması gerektiği ve 1412 sayılı CMUK 310. maddesi gereğince de temyiz süresinin bir hafta olduğu gözetilmeden, temyiz süresinin 15 gün olduğu belirtilmek suretiyle yanıltıcı ifade kullanılmış olması, kanun yoluna ilişkin süreler konusunda 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununda ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununda farklı düzenlemelere yer verilmesi, 7035 sayılı kanun ile yapılan değişiklikten sonra temyiz süresi konusunda tereddütler oluşması ve ilk derece mahkemelerince yanıltıcı ifadeler kullanılmasının, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 13/10/2015 gün, 2015/11-120 Esas, 2015/313 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, avukatlar da dahil olmak üzere başvurucuların kanun yolunda yanılmalarına sebep olduğu gibi, Anayasa Mahkemesi’nin 09/06/2016 tarihli (Başvuru Numarası:2014/4987) ve 22/09/2016 tarihli (Başvuru Numarası:2014/1382) kararlarına göre bu durumun adil yargılanma hakkı kapsamında mahkemeye erişim hakkının ihlali niteliğinde bulunması nedeniyle, kendisine 28/06/2018 tarihinde tebliğ edilen katılan vekilinin 11/07/2018 tarihli temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Sanık …’ın askeri arkadaşı …’ın altın bulduğunu bunu ucuza satmak istediğini katılan …’ye iletmesi üzerine buna inanan katılanın sanık ve dosyası ayrılan … ile buluştuğu ve verileceği vaad edilen altınların karşılığı 25.000eoru yu sanık … ve …’a verip altınların getirilmesini beklediği, ancak altınların getirilmediği ve katılanın bu şekilde dolandırıldığı, tarafların uzlaşamadıkları anlaşılmakla, mahkemenin kabul ve uygulamasında isabetsizlik bulunmamıştır.
Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, 03/03/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.