YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/8386
KARAR NO : 2018/8839
KARAR TARİHİ : 03.12.2018
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Beraat
Nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçundan sanığın beraatine ilişkin hükümler, o yer Cumhuriyet Savcısı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
O yer Cumhuriyet Savcısının temyiz dilekçesi kapsamından, sanık …’nin beraat hükümleri ile sınırlı olarak temyiz ettiği anlaşıldığından, sanık … ile ilgili hükümlerle sınırlı olarak temyiz incelemesinde;
Sanık …’nin eski nişanlısının babası olan müştekinin iş yerinde bulunan çek koçanlarından birini alarak, 30.10.2006 tarihli 12.000 TL bedelli çek şeklinde düzenleyerek, ablası olan …’a verdiği, çekin bankaya ibrazında, banka görevlilerinin müştekiyi araması üzerine herhangi bir ödemede bulunulmadığı, bu şekilde sanığın nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği iddia edilen olayda;
1) Sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan verilen beraat hükmüne yönelik yapılan temyiz başvurusunun incelenmesinde,
Sanığa yüklenen “resmi belgede sahtecilik” suçunun, 5327 sayılı TCK’nın 204/1. maddesinde öngörülen cezasının miktarı ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu aynı Kanunun 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımının, suçun işlendiği tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve O yer Cumhuriyet Savcısının 30/10/2006 temyiz itirazı bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan sanık hakkında “resmi belgede sahtecilik” suçundan açılan kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5237 sayılı TCK’nun 66/1-e, 67/4 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞMESİNE,
2) Sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen beraat hükmüne yönelik yapılan temyiz başvurusunun incelenmesinde,
Her ne kadar sanık savunmalarında; suça konu çeki müştekinin, ablası …’dan 8.000 TL borç para almasından dolayı kendi rızasıyla verdiğini, buna dair banka dekontunu da dosyaya sunacağını belirtmişse de; dosyaya herhangi bir belge sunamaması, müştekinin beyanlarında; söz konusu çekteki imzanın kendisine ait olmadığını, hiçbir zaman sanığa çek vermediğini ifade etmesi, 24.12.2010 tarihli kriminal raporunda; borçlu olarak gözüken müşteki …’e atfen atılı imza ve yazıların müştekinin eli ürünü olmadığı, 22.09.2010 tarihli kriminal raporunda ise, suça konu çekin arkasında bulunan tahsil cirosuna ilişkin cirodaki imza ve yazıların …’ın eli ürünü olduğu yönünde görüş ve kanaatin bildirilmesi birlikte değerlendirildiğinde; tebliğnamedeki onama yönündeki görüşe iştirak edilmeksizin, sanığın üzerine atılı nitelikli dolandırıcılık suçundan mahkumiyeti yerine yazılı şekilde beraat hükmünün tesisi,
Kanuna aykırı olup, o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca, hükmün BOZULMASINA, 03/12/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.