YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/12883
KARAR NO : 2020/9152
KARAR TARİHİ : 24.09.2020
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : Sanıklar hakkında CMK’nın 223/2-a maddesi uyarınca ayrı ayrı beraat
Nitelikli dolandırıcılık suçundan sanıkların beraatine ilişkin hükümler, müşteki SGK Başkanlığı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunan, 14.09.2009 havale tarihli dilekçe ile sanıklardan şikayetçi olan ve davaya katılma talebinde bulunan müşteki SGK Başkanlığı vekilinin, davaya katılması hususunda herhangi bir karar verilmemiş olması karşısında; suçtan zarar gören müşteki SGK Başkanlığı’nın hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu belirlenerek ve 5271 sayılı CMK’nın 237/2 ve 238. maddeleri uyarınca davaya katılmasına karar verilerek yapılan incelemede;
1- Sanık … hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan baraat hükmüne ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 25.03.2014 tarih ve 2013/12-74-2014/140 E-K sayılı ilamı ile istikrarlı diğer kararlarında da vurgulandığı üzere; ceza yargılanmasında sanığın sorgusu yapılmadan hüküm kurulabileceğine ilişkin kuralın, fiilin suç oluşturmaması veya yeni bir yasal düzenleme ile suç olmaktan çıkarılması gibi herhangi bir araştırmayı gerektirmeyen bir durumun varlığı halinde, başka bir deyişle derhal beraat kararı verilmesi ile sınırlı olarak uygulanabileceği, delillerin takdir ve tayini gereken durumlarda ise sanığın savunması alınmadan hüküm kurulamayacağı gözetilmeden, 5271 sayılı CMK’nın 193. maddesine yanlış anlam verilerek sanığın sorgusu yapılmadan eksik kovuşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Sanık … hakkında nitelikli dolandırıclık suçundan kurulan baraat hükmüne ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanık …’ın hüküm tarihinden sonra 28/05/2018 tarihinde vefat ettiğinin UYAP’tan temin edilen nüfus kaydından anlaşılması karşısında; sanık … hakkında açılan kamu davasının 5237 sayılı TCK’nın 64/1. maddesi uyarınca düşürülmesine karar verilip verilmeyeceğinin mahkemesince değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan kurum vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca sair hususlar incelenmeksizin BOZULMASINA, 24.09.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.