YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/12935
KARAR NO : 2020/8908
KARAR TARİHİ : 23.09.2020
MAHKEMESİ : Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : 1- Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan; TCK’nın 155/2, 62/1, 50/1-b. maddeleri uyarınca mahkumiyet
2- Resmi belgede sahtecilik suçundan; TCK’nın 204/1, 43/1, 62, 53. maddeleri uyarınca mahkumiyet
Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma ve resmi belgede sahtecilik suçlarından sanığın mahkumiyetine ilişkin hükümler sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın, çalışanı olduğu şirket adına tahsil ettiği paraları şirket hesaplarına aktarmayarak tahsilat yaptığı müşterileri, adlarına senet düzenlemek suretiyle şirkete karşı borçlandırdığı, bu şekilde üzerine atılı suçları işlediği iddia olunan olayda;
1- Resmi belgede sahtecilik suçu yönünden yapılan incelemede;
Dosya kapsamından sanığın üzerine atılı suçu işlediğinin sabit olduğu gerekçesine dayanan mahkemenin mahkumiyet yönünde kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin ihlal edildiğine, cezanın belirlenmesi ve uygulanmasının yasaya uygun olmadığına yönelik temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
2- Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçu yönünden yapılan incelemede;
24/10/2019 tarih ve 30928 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesinin üçüncü fıkrasına “birlikte” ibaresinden sonra gelmek üzere “aynı mağdura karşı” ibaresi eklenmiş olup, anılan yasa maddesinde yapılan değişiklikle uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte aynı mağdura karşı işlenmiş olması halinde uzlaşma hükümlerinin uygulanamayacağının düzenlendiği dikkate alınarak, somut olayda sanığın üzerine atılı resmi belgede sahtecilik suçunu kamuya karşı işlediği, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun mağdurunun ise katılan olduğu, bu itibarla atılı suçlar açısından mağdurların farklı olduğu anlaşılmakla,
Sanığa yüklenen ve 5237 sayılı TCK’nın 155/2 maddesinde düzenlenen hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçu nedeniyle, 24/10/2019 tarih ve 30928 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. ve 254. maddeleri gereğince uzlaştırma işlemleri yapılmasından sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca sair hususlar incelenmeksizin BOZULMASINA, 23/09/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.