Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2019/14024 E. 2020/8113 K. 09.09.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/14024
KARAR NO : 2020/8113
KARAR TARİHİ : 09.09.2020

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Bilişim sistemleri banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Beraat (her iki suçtan ayrı ayrı)

Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik suçlarından sanığın beraatine ilişkin hükümler katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Suç tarihinin suça konu son çekin keşide edildiği 15/09/2008 yerine 30/04/2008 olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir maddi hata kabul edilmiştir.
Sanığın, 30/04/2008 keşide tarihli, 3177989 numaralı; 15/08/2008 keşide tarihli, 3177997 numaralı ve 15/09/2008 keşide tarihli, 3177998 numaralı üç adet çeki sahte keşideci imzası ve sahte ciro ile katılan bankaya vermek suretiyle zincirleme şekilde üzerine atılı suçları işlediği iddia olunan olayda;
Sanığın, kömür ithalatçısı olduğunu, mağdur …’ın kendilerinin bayiliğini yaptığını, 6 yıl kadar önce …’ın ekonomik sıkıntıya girdiğini, kendilerinden almış olduğu kömür karşılığında sözkonusu çekleri verdiğini, çeklerle ilgili takibata uğramamak amacıyla rızası hilafına elinden çıktığına dair bankaya başvuruda bulunduğunu, sözkonusu çeklere karşılık mağdura kömür gönderdiklerine dair irsaliye ve fatura bilgilerinin bulunduğu yönündeki savunması; mağdur …’ın, sanığın yanında çalışan kişiler ile ortaklık yaptığını, söz konusu çeklerin sanığın eline nasıl geçtiği konusunda bilgi sahibi olmadığını, çekleri sanığa kendisinin vermediği beyanı, mağdur …’ın çeklerin rızası hilafına elinden çıktığına dair bankaya başvuruda bulunmadığına ilişkin 12/01/2009 tarihli banka yazısının bulunması karşısında; gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti bakımından, sanığın soruşturma aşamasında suça konu çekleri mağdur …’dan aldığını beyan ettiği şirket muhasebecisi …’in beyanının tespiti ile ciroların kendisine ait olup olmadığı da sorularak, çeklerin hangi hukuki ilişki karşılığında ne zaman verildiğine ilişkin sanığın defter kayıtları olup olmadığı araştırılarak dolandırıcılık suçu açısından çeklerin katılan bankaya hangi hukuki ilişki kapsamında (tahsil cirosu ile mi, açılan kredi karşılığında mı) verildiğinin tespit edilmesinden sonra toplanan tüm delillere göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi ve adli emanetin 2013/1165 sırasında kayıtlı suça konu çekler hakkında bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 09/09/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.