YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/4136
KARAR NO : 2020/10368
KARAR TARİHİ : 21.10.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Güveni Kötüye Kullanma
HÜKÜM : TCK’nın 155/1,62,52,50. maddeleri uyarınca mahkumiyet
Güveni kötüye kullanma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığa atılı güveni kötüye kullanma suçunun 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. ve 254. madde fıkraları gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenerek yapılan incelemede;
Katılanın inşaat işleri ile uğraşıp sanık ile arkadaş olduğu, Manavgat İlçesi, Karaöz Köyü’nde yapmış olduğu inşaattan dolayı boşa çıkan kalıplarını 200 TL karşılığında memleketteki evinin önüne getirmesi için sanık ile anlaştığı, katılanın bir hafta sonra memlekette sanıktan kalıplarını iade etmesini istediği, sanığın bu kalıpları Manavgat’ta oturan ve adının Hasan olduğunu söylediği bir şahsa sattığını beyan ettiği, bu şekilde sanığın üzerine atılı suçu işlediği iddia olunan olayda; Dairemiz’in 27/01/2015 tarih ve 2013/7591 E. 2015/1337 K. sayılı ilamı ile “sanık ile katılanın 200 TL’ye kalıpların taşınması konusunda anlaştıkları, bu kapsamda aralarında bir hizmet ilişkisi oluştuğu, sanığın beyanında tevilli olarak katılanın kendisine borçlu olduğunu bu sebeple kalıpları iade etmediğini beyan ettiği ancak sözkonusu borcun varlığını ispatlayamadığı, bu şekilde sanığın güveni kötüye kullanma suçunu işlediğinin sabit olmasına karşın sanık hakkında beraat kararı verilmesi” yönünden bozma kararı verildiği ancak bozma kararına uyularak yapılan yargılamada sanık hakkında TCK’nın 155/2 maddesinde düzenlenen “hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma” yerine TCK’nın 155/1 maddesinde düzenlenen basit “güveni kötüye kullanma” suçu yönünden mahkumiyet hükmü verildiği anlaşılmakla; taraflar arasında hizmet ilişkisi oluştuğu kabulü ile eylemin TCK’nın 155/2 maddesinde düzenlenen hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğu gözetilmeksizin vasıfta hataya düşülmek sureti ile güveni kötüye kullanma suçundan hüküm kurulması,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeple 5320 sayılı Kanun’un 8/1 maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı Kanun’un 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı bakımından kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, 21/10/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.