Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2019/7746 E. 2021/138 K. 12.01.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/7746
KARAR NO : 2021/138
KARAR TARİHİ : 12.01.2021

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan
HÜKÜM : Beraat

Sanıkların nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçlarından beraatine ilişkin hükümler, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanıkların …. isimli limited şirkette hiç çalışmamalarına rağmen şirketin ortakları … ve … tarafından bu şirkette temizlik ve yemekhane işçisi olarak gösterilip Sosyal Güvenlik Kurumu’na sigorta bildiriminde bulundukları, … ve …’ın üzerlerine atılı suçla ilgili yargılamanın ayrıca yürütüldüğü, bu bildirimler sonucu sanıkların kısa ve uzun vadeli sigorta kollarından (hastalık yardımı, emeklilik vs) faydalanmak ve müşteki kurumu zarara uğratmak amacıyla birlikte hareket ederek atılı suçları işledikleri iddia edilen olayda;
1)Sanıklar hakkında resmi belgenin düzenlenmesine neden olma suçundan verilen beraat hükümlerine yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Sanıkların bir kısmının işe giriş bildirgelerinin 2006 yılı içinde bir kısmının ise 2007 yılı içinde yapıldığı, sanıklara yüklenen “resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan” suçunun, 5237 sayılı TCK’nın 206. maddesinde öngörülen cezasının miktarı ve üst sınırı itibarıyla tabi olduğu aynı kanunun 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen 12 yıl olağanüstü dava zamanaşımı süresinin suç tarihi olan 2006 ve 2007 yılından inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşıldığından; 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca DÜŞMESİNE,
2)Sanıklar hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen beraat hükümlerine yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Suça konu işyerinin gerçek bir işyeri olması, sanıkların kurumun denetim imkanını ortadan kaldıracak mahiyette hileli bir hareketinin bulunmaması, kurumun kendisine bildirilen işyerlerini ve işe giriş bildirgelerini denetleme yetkisinin her zaman bulunması, bildirimin dolandırıcılığın yasal koşulu olan hile unsurunu içermediği, katılan kurumun sanıklar tarafından ibraz edilen belgenin gerçeği yansıtıp yansıtmadığı hususunu araştırma, denetleme ve denetim sonrası yapılan işlemleri iptal etme yetkisinin bulunması nedeniyle sanıkların eyleminin aldatma kabiliyetine haiz olmadığı, sanıkların sigorta primlerini katılan kuruma yatırmış olması halinde, 5510 sayılı Kanun’un 89. maddesince primlerin irat kaydedileceği, ödenmeyen sigorta primlerinin kurum tarafından 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’a göre sanıklardan tahsilinin mümkün olduğu, bu sebeplerle sanıklara atılı suçların yasal unsurlarının oluşmadığı gerekçesine dayanan mahkemenin beraat hükümlerinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; katılan vekilinin suçun sübut bulduğuna ve eksik inceleme yapıldığına yönelik temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA, 12/01/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.