YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/11818
KARAR NO : 2021/6742
KARAR TARİHİ : 08.06.2021
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma,görevi kötüye kullanma
Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma ve görevi kötüye kullanma suçlarından sanığın mahkumiyetine ilişkin hükümler, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Tapu Sicil müdürü olarak görev yapan sanığın tapu dairesinde işlem yaptıran bir kısım iş sahiplerine müdürlüğün bilgisayar donanımı, fotokopi makinası vb ile ilgili bazı giderlerin karşılanmadığını, kurumun telefon ve internet faturası borçlarının olduğunu, kaza geçiren arkadaşlarına yardım topladıklarını söyleyip müdürlük adına maddi yardım talebinde bulunarak bu şekilde almış olduğu bedelleri mal edindiğinin anlaşılması ve mağdurların yaptıkları ödemelerin yasal bir zorunluluk olmadığını bilebilecek konumda olmaları karşısında … dışındaki mağdurlara yönelik dosya kapsamına göre sabit olan eylemlerin; suç tarihinde yürürlükte bulunan TCK’nın 257/3. maddesinde düzenlenen zincirleme biçimde görevinin gereklerine uygun davranması için kamu görevlisinin kendisine çıkar sağlaması suçu vasfında olduğu ayrıca mağdur …’e yönelik eyleminde ipotek suret harcı olarak tanık … tarafından hesaplanan 150,00 TL’yi yatırmak üzere mağdurdan alan sanığın bu parayı mal edinmesi eyleminin, suret harcının kurum veznesince tahsili mümkün olmayıp Maliyece tahsilinin gerekmesi nedeniyle ve sanık ile mağdur … arasında hizmet ilişkisi bulunmayıp kişisel tanışma ve güvene dayalı olarak gerçekleştirilmiş olması karşısında eylemin basit güveni kötüye kullanma suçunu oluşturması karşısında sanığın eylemlerine uyan ve suç tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK’nın 257/3. maddesinde düzenlenen görevi kötüye kullanma suçu ile mağdur …’ye yönelik TCK’nın 155/1. maddesinde düzenlenen basit güveni kötüye kullanma suçunun gerektirdiği cezanın miktar ve nev’i nazara alınarak, 19/02/2009 olan suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e ve 67/4.
maddelerinde öngörülen 12 yıllık dava zamanaşımının dolduğu anlaşıldığından; 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA; ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı Kanunun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi gereğince sanık hakkında açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 08/06/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.