Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2020/2046 E. 2020/6248 K. 22.06.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/2046
KARAR NO : 2020/6248
KARAR TARİHİ : 22.06.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : TCK 155/2, 43, 62, 52, 63, 51, 53 maddeleri gereğince mahkumiyet

Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, katılan vekili ve sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Suç tarihinde asliye hukuk mahkemesinde mübaşir olarak görev yapan sanığın, mahkemenin bilirkişi raporu aldırılması hususunda ara kararları kurduğu 14 adet dava dosyasındaki, istinabe olunan mahkemelere gönderilmek ve posta masrafları için kullanılmak üzere kendisine tevdi ve teslim edilen toplam 6.500 TL parayı mal edindiği, dosyaları postaya vermeyip arşivde tuttuğu, mahkeme katibinin başka bir dosya ile ilgili olarak arşive baktığında söz konusu dosyaları bulduğu, bu şekilde sanığın hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediğinin iddia ve kabul olunduğu olayda; sanık savunması, katılan vekili ve tanık beyanları ile tüm dosya kapsamına göre, güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için, failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi, tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkâr etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmekte olup suçun, meslek ve sanat, ticaret veya hizmet ilişkisinin ya da hangi nedenden doğmuş olursa olsun, başkasının mallarını idare etmek yetkisinin gereği olarak tevdi ve teslim edilmiş eşya hakkında işlenmesi halinde, nitelikli hali oluşmaktadır. Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde, suç tarihinde mübaşir olan sanık kamu görevlisi olup TCK’nın 155/2 maddesi bağlamında bir hizmet ilişkisi içerisinde bulunmadığının belirgin olması karşısında, eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 257/1. maddesinde belirtilen “Görevi kötüye kullanma” suçunu oluşturduğu gözetilmeksizin suç vasfında yanılgıya düşülerek, yazılı şekilde hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan mahkumiyet hükmünün tesisi,
Kanuna aykırı olup, katılan vekili ve sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 22/06/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.