YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/8906
KARAR NO : 2020/10219
KARAR TARİHİ : 20.10.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : TCK’nın 155/2, 62, 50, 52 maddeleri gereğince mahkumiyet
Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık ve katılan vekili tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Suç tarihinin, ihtarnamenin tebliğ tarihi olan 30/10/2008 tarihinden itibaren ihtarnamede belirtilen 60 ve 5 günlük sürelerin bitim tarihi olan 03/01/2009 tarihi olmasına rağmen, gerekçeli karar başlığında “14/08/2013” olarak yazılması mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım hatası olarak kabul edilmiştir.
Sanığın, katılan şirket ile finansal kiralama sözleşmesi imzaladığı, sözleşme gereği sanığa suça konu tarım makinelerinin teslim edildiği, kira borçlarını vadesinde ödememesi nedeniyle kendisine 23/10/2008 tarihli ihtarname gönderildiği, ihtarnamenin 30/10/2008 tarihinde usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği, buna göre, birikmiş tüm borçların temerrüt faiziyle birlikte ödenmesi ve kiralanan malın belirtilen süre içinde katılan şirkete teslim etmesi istendiği, ancak sanığın sürenin sonunda ihtarnameye konu borçlarını ödemediği gibi finansal kiralamaya konu tarım makinelerini iade etmeyerek hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediği iddia olunan somut olayda;
Mülga 3226 sayılı Finansal Kiralama Kanunundaki, sözleşmeden doğan davaların ticari dava niteliğinde bulunduğu yönündeki 31. madde hükmüne benzer bir düzenlemenin inceleme tarihinde yürürlükte bulunan 6361 sayılı Finansal Kiralama Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu’nda yer almaması ve finansal kiralama sözleşmesinin tarafı konumunda bulunan sanığın kira konusu tarım makinelerini bir işletmenin faaliyetleri çerçevesinde kiralamamış olduğunun anlaşılması karşısında; eylemin şikayete tabi olan ve 5237 sayılı TCK’nın 155/1. maddesinde düzenlenen güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğu, suç tarihinin; ihtarnamenin sanığa tebliğ edildiği 30/10/2008 tarihinden itibaren ihtarnamede sanığa verilen 60 ve 5 günlük sürelerin sona erdiği 03/01/2009 tarihi olup, katılan şirket vekilinin suç tarihinden itibaren 6 aylık yasal şikayet süresi geçtikten sonra 22/05/2013 tarihinde şikayetçi olduğu dikkate alındığında, 5237 sayılı TCK’nın 73/1-2 ve 5271 sayılı CMK’nın 223/8 maddeleri gereğince sanık hakkında güveni kötüye kullanma suçundan süresinde şikayette bulunulmaması nedeni ile düşme kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan sanığın mahkumiyetine hükmedilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 20/10/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.