Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2021/2632 E. 2021/4393 K. 19.04.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/2632
KARAR NO : 2021/4393
KARAR TARİHİ : 19.04.2021

Dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından şüpheliler … ve diğerleri haklarında yapılan soruşturma evresi sonunda … Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 04/12/2018 tarihli ve 2017/1287 soruşturma, 2018/4933 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii … Sulh Ceza Hâkimliğinin 03/04/2019 tarihli ve 2019/573 değişik iş sayılı kararı aleyhine, Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 13/01/2021 gün ve 94660652-105-55-18987-2020-Kyb sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak soruşturma dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 12/02/2021 gün ve 2021/13156 sayılı tebliğnamesiyle Dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında,
Somut olayda, müştekilerden …’ın şirketine ait tır ve dorseyi araç takası ile sözleşme yaparak şüpheli …’ndan satın aldığını ve kredi borcunu ödediğini, fakat şüpheli …’nun tır ve dorseyi diğer şüpheli olan …’a devrini verdiğini daha sonrasında anılan şüphelinin diğer şüpheli …’a sattığını, tır ve dorsenin başka plakalar ile kullanıldığını, ikiz plaka ile kullanılarak sahtecilik yapıldığını beyan ederek şüpheliler hakkında sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından şikayetçi olunması üzerine, dolandırıcılık suçu yönünden taraflar arasında hukuki ihtilaf olduğu gerekçesiyle, sahtecilik suçu yönünden müştekiye ait tıra ve dorsesine başka tıra ve dorseye ait plaka takılarak kullanıldığına ilişkin yeterli delil edilmediği gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, şüpheli … ve delil olarak sunulan ses kayıt dökümünde müşteki ile görüştüğü anlaşılan …’ın tanık sıfatıyla beyanının alınması, dosya içerisinde mevcut bulunan resimlerde … plakalı araç ile müştekinin şikayetine konu dosyada resimleri bulunan aracın aynı olup olmadığı hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılması, … plakalı araç sahibinin ifadesi alınarak resimlerde görülen aracın kendisine ait araç olup olmadığı hususunda beyanın alınması suretiyle sonucuna göre karar verilmesi gerektiği, şikayet konusunda her türlü delil araştırıldıktan sonra şüphelinin hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken, eksik soruşturmaya dayalı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.
5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Müşteki … kollukta alınan 01/03/2017 tarihli ifadesinde; 2014 yılında … ülkesinde kurduğu … Şirketi üzerinden … plakalı tırı ve … plakalı dorseyi şüpheli …’ndan araç takası ile sözleşme yaparak satın aldığını, şüpheli …’ın … Bankası’ndan tırı göstererek kredi aldığını öğrendiğini, aldığı bu tırın borcunun tamamına yakınını ödediğini ancak borcundan dolayı şüpheli …’ın tırı kendisine veremeyeceğini söylediğini, sonra Türkiye’ye geldiğini, … Bankası’nın diğer şüpheli …’a tırı kullanma vekaletini şüpheli …’ın rızası üzerine verdiğini, aradan bir sene geçtikten sonra şüpheliler … ve kardeşi …’ın Türkiye’ye gelerek bahse konu tırını … ilinde diğer şüpheli … isimli şahsa sattıklarını, araştırmaları sonucu tırını … plakalı, … dorse plakalı araca benzediği için çifte plakalı ve ruhsatlı olarak nakliyat amaçlı kullandıklarını öğrendiğini, kendisini dolandıran ve sahtecilik yapan şahıslardan şikayetçi olduğunu beyan etmesi üzerine … Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturmaya başlanıldığı, öte yandan müşteki … isimli kişi … Cumhuriyet Başsavcılığına sunduğu 16/03/2017 havale tarihli dilekçesiyle; … isimli kişinin …’da sahibi olduğu … adlı uluslararası firma üzerinden Avrupa ülkelerinden getirdiği tır ve otomobilleri satarak ticaret yaptığını, bunlardan tespit ettiği … plakalı lacivert renkli MAN TGA çekici ve… plakalı dorsenin … ve … ile birlikte Türkiye’de gayrıresmi yoldan sattıklarını, tırın şu anki plakasının … olduğunu beyan ettiği, … Cumhuriyet Başsavcılığınca yetkisizlik kararı verilerek soruşturma dosyasının … Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği, … Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından da yetkisizlik kararı verilerek dosyanın … Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği ve … Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından her iki soruşturma dosyası birleştirilerek netice itibarıyla, müşteki Hasan’ın dolandırıcılık suçundaki iddiası yönünden taraflar arasında alacak-verecek ilişkisinden kaynaklı hukuki ihtilaf olduğu, sahtecilik suçu yönünden de araçların şase numaralarının birbiriyle uyuşmadığı ve bu haliyle soruşturmaya konu araca sahte şase ve plaka takılarak kullanıldığına dair yeterli delil elde edilmediği gerekçe gösterilerek 04/12/2018 tarihli kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ve bu karara müşteki Hasan’ın itirazı üzerine … Sulh Ceza Hâkimliğince anılan kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle 03/04/2019 tarihli karar ile itirazın reddine karar verilmiş ise de; … Cumhuriyet Başsavcılığına ihbar dilekçesi sunan … isimli kişinin ve şüpheli …’un tespit edilerek beyan ve savunmalarının alınması, yine, müşteki Hasan tarafından sunulan delillerde ismi geçen … isimli kişi tespit edilerek tanık sıfatıyla beyanlarının alınması, dosya arasındaki kayıtlara göre … plaka sayılı aracın şase numarasının “…” şeklinde ve … plaka sayılı aracın şase numarasının da “…” olduğunun anlaşılması karşısında, … plaka sayılı aracın devir ve tesciline esas kayıtların getirtilerek incelenmesi, halen maliki görünen şirket yetkilisi ya da yetkililerinin konuyla ilgili beyanları alınarak fotoğraflarda görünen aracın kendilerine ait araç olup olmadığının sorulması, araç temin edilerek şase numarasında bir değişiklik yapılıp yapılmadığının ortaya konulması, dosya içerisinde mevcut fotoğraflardaki … plakalı araç ile müştekinin şikayetine konu ettiği aracın aynı olup olmadığı hususunun tereddütten uzak bir şekilde belirlenmesi, ihtiyaç duyulursa bilirkişi incelemesi yaptırılarak rapor alınması ve bundan sonra sonucuna göre şüphelilerin hukukî durumlarının tayin ve takdir edilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik soruşturma ile verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yapılan itirazın reddine karar verilmesi nedeniyle, kanun yararına bozmaya atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden, itirazın reddine ilişkin … Sulh Ceza Hâkimliğinin 03/04/2019 tarih ve 2019/573 D.İş sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi gereğince BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca müteakip işlemlerin mahallinde merciince yerine getirilmesine, 19/04/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.